Paranın Gücünü kim belirler ?
İbrahim Yalçın

İbrahim Yalçın

Büyüteç

Paranın Gücünü kim belirler ?

31 Ocak 2019 - 22:29

Paranın Gücünü kim belirler ?
 
Paranın gücünü ne belirler veya kim belirler ? Bir kurumun veya bir kişinin paranın gücünü belirlemeye yönelik bir gücü, kudreti var mıdır ? Peki paranın gücünün hangi seviyede olduğunu belirleyebilmenin bir yolu var mıdır ? Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Meclis Başkanı, Merkez Bankası, bankaları paranın gücünü belirleyebilir mi veya sözlü yönlendirmelerle bunu sağlayabilir mi ? Gelin biraz bunun üzerine kafa yormaya çalışalım.
Bir yılda 100 kilogram domatesin üretilip satıldığını varsayalım. Domatesin her 1 kilogramı 1 Türk Lirasına satılıyor ve 100 TL'lik bir gelir elde ediyoruz.
Bir sonraki sene domates üretiminde keskin bir düşüş yaşanıyor ve 100 kilogramlık üretim kapasitesi 50 kilograma iniyor. Aynı hasılatı elde etmek için domatesin 1 kilogramını 2 Türk Lirası'na satmak gerekiyor ki tekrardan 100 TL'lik bir hasılat elde edilsin.
Peki geçen sene 1 TL olan ürün bu yıl nasıl 2 TL oldu ? Üretimin düşmesi paranın gücünü keskin bir şekilde etkiledi.
Bir önceki sene 1 TL 1 kg'lık ürün alırken bir sonraki senede ise 1 TL'nin gücü sadece yarım kilo domates almaya yetiyor.
Demek ki paranın gücünü ne bir kurum, ne bir yönetici belirleyebilirmiş. Paranın gücünü belirleyen en önemli unsur ÜRETİM - ÜRETİM - ÜRETİM'dir.
Üretim olmadan ihracat olmaz ne de ithalat azalmaz.
İhracat olmadan dış ticaret açığı kapanmaz.
Dış ticaret açığı kapanmadan cari açık kapanmaz.
Üretim olmadan büyüme belki belli zaman dilimlerinde olur ama suni bir büyüme olur, sürdürülebilir olmaz.
Sürdürülebilir bir üretim süreci ve bunun yarattığı potansiyel/üstü büyüme olmadan işsizlikle baş edilmez.
Bir ekonomiden beklenen en önemli işlev insanlara helalinden para kazanabilecekleri iş sahası yaratmaktır.
Üretim olmadan ne kalkınma olur ne de zenginleşme.
Katma değeri yüksek, sürdürülebilir, AR-GE'nin ön plana çıkacağı bir üretim ekosistemini oturtmamız gerekiyor.

En basitinden dünya üzerindeki birçok endemik bitki türü bizim ülke topraklarımızda yer almakta fakat bu bitki türlerinden ilaç üretip yerli ve milli bir sağlık sektörünü kurmak bizim elimizde.
Müthiş verimli topraklar bizlere bahşedilmiş, bu topraklardan üretilen ürünlerden tarıma dayalı bir sanayiyi kurmak bize bırakılmış.

Bir örnek verelim.
Dünya Ticaret Örgütü'nün 2014 rakamlarına göre Almanya, yıllık 5 milyar dolar civarındaki peynir ihracatı ile ilk sırada yer alıyor. O'nu 4 milyar doları aşkın peynir ihracatı ile Fransa izliyor. 
Hollanda yaklaşık 3,3 milyar dolarlık, İtalya ise 2,9 milyar dolarlık peynir ihracatı gerçekleştiriyor. Türkiye ise dünyada peynir ihracatı yapan ilk 25 ülke arasında yaklaşık 172 milyon dolar ile sonuncu sırada. 2015 yılında bu rakam 162 milyon dolar seviyesine gerilemiş durumda.

Fransız roquefort (Rokfor),  Brie, Mimolet , camembert (Kamembr), İtalyan parmesan, treccia, fior di latte ve mozzarella peynirleri, Hollanda’nın Gouda ve Leerdammer peyiniri dünyada marka olabiliyor ve ülkeler bu ürünlerden milyarlarca dolar ihracat geliri elde edebiliyorsa bizim Edirne Ezine Peyniri, Konya Küflü Peyniri, Berendi ve Divle Tulum Peyniri, Kayseri Çömlek Peyniri, Kars Gravyeri, Karın Kaymağı Peyniri, Varto Keçi Peyniri, Erzurum Civil Peyniri, Bergama Tulumu, Adana Kozan Salamurası, Van Otlu Peyniri, Avanos Küp Peyniri, Diyarbakır Örgü Peyniri'miz neden bir dünya markası olup ülkemizin ticaretine katkı yapmıyor. Neden diğer ülkeler üretebiliyorken biz potansiyelimiz yüksekken onların gerisinde kalıyoruz.

​​​​​​Bunu sorgulamamız gerekiyor.
Hayvancılık için çok uygun bir ekosistemimiz mevcutken peynir sektöründen yılda 5 milyar dolarlık ihracat katkısı elde edip cari açığa katkıda bulunabilme insanlara bırakılmış. Uzun lafın kısası elimizde mevcut olan kaynakları üretime yönelik kullanırsak paramızın da gücünü koruruz, bolluk bereket ekonomisini sağlarız, insanlarımızı refahı yüksek bir şekilde yaşayabilmesini gerçekleştirebiliriz.
Tek sorun bizde, bizim tercihlerimizde.
Paramızın gücünü koruma görevi bizim elimizde. Üretim gücümüzde.
Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.
Esen kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum