Kars Gravyeri Fransız Rokfor'una Rakip Olur mu ?
Reklam
İbrahim Yalçın

İbrahim Yalçın

Büyüteç

Kars Gravyeri Fransız Rokfor'una Rakip Olur mu ?

11 Nisan 2019 - 21:42

Kars Gravyeri Fransız Rokfor'una Rakip Olur mu ?

Yerli ve Milli Tarım ve Hayvancılık bir ülke için olmazsa olmaz olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca bir ülkenin gıda ihtiyacında dışa bağımlı olmaması o ülkenin bağımsızlığının da en önemli sembollerinden biridir. Gelin birlikte bizde yöresel ürünlerimizle neler yapabileceğimize bir göz atalım.

Ürettiğimiz ham madde tarım ürünlerini katma değer yaratarak dünya pazarında satmayı hedeflemek en önemli gayemiz olmalıdır. Ülkemiz bu anlamda sayısız nimetlere sahiptir. Bunu kullanarak ekonomimizi büyütmeyi başarabiliriz. Örneğin; ülkemiz Fransa’dan sonra dünyadaki en büyük ekili üzüm arazilerine sahip. Fransa ürettiği üzümlerden elde ettiği şarap ile bir yılda 15 milyar dolarlık ihracat yaparken biz ürettiğimiz şaraptan yıllık ihracat bazında yaklaşık 12 milyon dolar kazanıyoruz. Katma değerli üretimden kastımız ham maddeyle değer yaratıp bunu dünya piyasasında pazarlayabilmek. Bu şarap olur veya başka bir şey olur önemli değil.
Önemli olan KATMA DEĞER üreterek 1 kg başına düşen ihracatın fiyatını 1.4 dolardan önce 2 dolara oradan da 3-4 dolar seviyesine çektiğimiz zaman Türkiye gerçek anlamda kazançlı çıkacaktır.

Gelin katma değerli üretime yönelik örneği bir de peynir üzerinden verelim. Dünya Ticaret Örgütü'nün 2014 rakamlarına göre Almanya, yıllık 5 milyar dolar civarındaki peynir ihracatı ile ilk sırada yer alıyor. O'nu 4 milyar doları aşkın peynir ihracatı ile Fransa izliyor. Hollanda yaklaşık 3,3 milyar dolarlık, İtalya ise 2,9 milyar dolarlık peynir ihracatı gerçekleştiriyor. Türkiye ise dünyada peynir ihracatı yapan ilk 25 ülke arasında yaklaşık 172 milyon dolar ile sonuncu sırada. 2015 yılında bu rakam 162 milyon dolar seviyesine gerilemiş durumda.

Fransız Roquefort (Rokfor),  Brie, Mimolet , Camembert (Kamembr), İtalyan Parmesan, Treccia, Fior di latte ve Mozzarella peynirleri, Hollanda’nın Gouda ve Leerdammer peyiniri dünyada marka olabiliyor ve ülkeler bu ürünlerden milyarlarca dolar ihracat geliri elde edebiliyorsa bizim Edirne Ezine Peyniri, Konya Küflü Peyniri, Berendi ve Divle Tulum Peyniri, Kayseri Çömlek Peyniri, Kars Gravyeri, Karın Kaymağı Peyniri, Varto Keçi Peyniri, Erzurum Civil Peyniri, Bergama tulumu, Adana kozan salamurası, Van otlu peyniri, Avanos küp peyniri, Diyarbakır örgü peynirimiz neden bir dünya markası olup ülkemizin ticaretine katkı yapmıyor? Bunun için çeşitli stratejiler gelişmemiz şart.

Bugün bunları yaparsak 5 yıl sonrasında bunun meyvelerini Cari Açığı kalıcı olarak düşürdüğümüzde görürüz. Yarın yaparsak 5 yıl + 1 gün sonra meyvesini almış oluruz. Yani her geçen gün bizim hanemize eksi olarak yazılıyor.

Yerli ve Milli Tarım için öncelikle katma değeri yükseltecek anlayışla tarım ve hayvancılık ürünlerimize yaklaşılmalı sonrasında bu yola baş koymak ve irade göstermek önemlidir. Sırasıyla atılması gereken adımlar stratejik yönetim anlayışıyla atıldığı takdirde başarılı olup ülkemize ve milletimize katma değer sağlayabiliriz.

Bir sonraki yazıda buluşmak dileğiyle.

Esen kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum