Enflasyon Ataleti
Reklam
İbrahim Yalçın

İbrahim Yalçın

Büyüteç

Enflasyon Ataleti

13 Mayıs 2019 - 10:40

Enflasyon Ataleti

Enflasyon Ataleti, enflasyonu düşürmek için uygulanan politikalara karşın, iktisadi karar birimlerinin geçmiş dönem ki enflasyon beklentilerini sürdürmeleri nedeniyle, enflasyon oranının düşmeye karşı direnç göstermesi ve yapışkan hale gelmesidir.

Son dönemde ülkemizin en önemli sorunları arasında ilk sırada yer alan konu hiç kuşkusuz Enflasyon Oranı’dır ve bu oran bir Enflasyon Ataleti meselesine dönmektedir. Son dönemde enflasyon oranlarına göz attığımızda:
Ekim 2018 – %25.24
Kasım 2018 – %21.62
Aralık 2018 –% 20.30
Ocak 2019 - %20.35
Şubat 2019 – %19.67
Mart 2019 - %19.71

Nisan 2019 – %19.50 olduğunu görüyoruz. Enflasyon Oranında Ekim 2018 dönemi sonrası TCMB’nin yüklü miktarda yaptığı faiz artışı ve buna ek olarak 2018 yılında yıl sonuna kadar uygulanan Enflasyonla Topyekün Mücadele kampanyasının etkili olduğunu fakat bu çalışmaların enflasyon oranını ancak %20’nin biraz altına geriletebildiğini görüyoruz. Yüksek enflasyonla mücadele ettiğiniz zaman en zorlu kısım enflasyonu %15’in altına getirebilmek konusunda yaşanır ki bu da hemen olacak bir durum değildir.

Türkiye 2000’ler öncesi hiper enflasyonla mücadele etmek durumunda kalmış olması ve bu sorundan kurtulabilmek, enflasyonu tek haneli rakamlara indirebilmek için uzun yıllar çok çabaladığını biliyoruz. Özetle Türkiye hiper enflasyon geçmişi olan bir ülke. Enflasyon döngüsüne girdiğiniz zaman alacağınız önlemler sadece Para Politikası Kurulu’nda alınacak faiz kararlarıyla sınırlı olmadan Maliye Politikası'na ve buna ek olarak enflasyonu oluşturan sebepleri ortadan kaldırabilecek yapısal değişim, dönüşüm programına ihtiyaç duyarsınız. Eğer bu üç çözüm unsuru bir arada uygulanmıyorsa enflasyonla mücadele de bir tarafınız hep eksik kalmış demektir.

Bizim enflasyondaki durumumuzda halkımızı en çok üzen gıda enflasyonunun geldiği nokta. Çarşıya pazara çıkıp insanlarla sohbet ettiğiniz zaman enflasyonun %20’lerin çok çok üzerinde olduğunu net bir şekilde anlıyorsunuz.

Yıl sonuna doğru Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında baz etkisi kaynaklı olarak enflasyonda bir miktar düşüş görebilecek olsak da petrol fiyatlarının 70 dolar civarında seyretmesi, döviz kurlarında seçim sonrası dönemden bu zamana kadar yaşanan %13’lük artış enflasyon beklentilerini de yukarıya çektiğinden dolayı ekonomimizde mevcut reel büyüme hızını çok çok aşan, çift haneli, bunlarla birlikte kronik bir hâl almış, atale kazanmış, kalıcılık kazanmış bir enflasyonumuzun olacağı aşikar.
Enflasyon ataletinin olduğu yerlerde yaşanan ekonomik sıkıntılar sadece ekonomi çerçevesinde kalmayıp İktisadi ve Sosyal bir soruna dönüşme ihtimali çok daha fazladır. İşte bu yüzden bizim ivedilikle seçim tartışmalarından kurtulup en önemli problemimiz olan enflasyona eğilmemiz ve bu sorunu çözmemiz gerekiyor.

 
...

YORUMLAR

  • 0 Yorum