TÜRKİYE ASTROLOJİ HARİTASI
Reklam
Reklam
Fatma Filiz Bilge

Fatma Filiz Bilge

ASTRO HAZİNE

TÜRKİYE ASTROLOJİ HARİTASI

07 Mart 2021 - 21:26

 TÜRKİYE ASTROLOJİ HARİTASI  
 
Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923'te saat 20.30 da Ankara’da Cumhuriyeti  ilan etti. Bu tarih, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş tarihidir. Ülkemizin Astroloji haritasını bu  zamana göre çıkartırız. Bir cihan imparatorluğunun yorgun bakiyesi yeni bir devlete dönüştü. 

Devletimiz, küllerinden tekrar doğmuş bir zümrüdüankadır. Zümrüdüanka vurgusu T.C haritasının  zirve noktasındadır. Atamızın ''Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır!'' sözünün teminatı  olurcasına Ankar sabit yıldızı zirvede parlamaktadır. Yıkılmaz Türk Devleti...  Türkiyemizin haritasında yükselen burcu yengeçtir. Yükselen burç nasıl göründüğümüz ve  algılandığımızla ilgilidir. Duygusal, köklerine bağlı, muhafazakar, besleyici, sıcak kanlı, kırılgan,  ailesine düşkün, sezgisel bir millet olarak algılanıyoruz.
Ancak 1.evdeki ölüm ve karanlığı anlatan,  karmik geçmişimizin özeti pluto ile de korkulan, büyük savaşçı imajını veriyoruz. Vatan için göz  kırpmadan can veren, can alan... Karıncayı incitmekten çekinen bir ulus, kutsalı olarak gördüğü  toprağı için çoluk, çocuk, kadın demeden amansız bir savaşçıya dönüşmektedir... Destansı  kahramanlar, büyük komutanlar çıkar anavatanın bağrından. Asker millet algısı da buradan gelir,  dostluğu da düşmanlığı da ayrı büyüktür.






Kanıyla tarihe kayıt düşmüştür, ''Çanakkale geçilmez !''  Pluto, haritamızın zirve noktasını bu yönüyle desteklemektedir. Ancak siyasi ve ekonomik krizlere,  darbelere, mafyatik derin devlet oluşumlarına da yol açmaktadır. Çünkü ülke halkını ve kadınları  temsil eden ay, haritanın 12.evinde ve anaretik derecede...Yani krizlerle büyümeyi, dönüşmeyi  anlatan 29 derece ikizler burcunda bulunuyor.

Baskı görmeyi ve kayıplar vermeyi sembolize eden  bu alan ülkemizde anaların ağladığını, evlatlarını kaybettiklerini, cinayetlere kurban gittiklerini  anlatıyor. Halkın gizli düşmanlıklarla kutuplaştığını, ayrıştığını gösteriyor. Düşünce, iletişim ve  yayın özgürlüğü kısıtlı ve sınırlıdır...Aslında kuruluş anı itibarıyla çok
özel bir harita potansiyeli  ortaya çıkmıştır. Ayın 12.evde kalması ile toprak elementinin bulunmaması
dışında  efsane bir  haritadır...  


 Haritamızda, özdeğerimizi ve maddi kazançlarımızı görebileceğimiz alanda yani 2.evde 20  derece aslanda Neptün yer alıyor. Bulunduğu derece askerlik ve komutanlık anlatsa da buradaki  Neptün kendimize güvenmediğimizi, sürekli yanıldığımızı, kafamızın karışık olduğunu ve spekülasyonlarla önümüzü göremediğimizi, hayal kırıklıklarımızı vurgulamaktadır. Kısaca yönsüz  ve kararsız, istikrarsız...
Ekonomik dalgalanmalar ve aldanmalar... Neptün; aynı kargaşa, yönsüzlük  ve yanılgıları eğitim, kültür, iletişim,bilimsel çalışmalar ve komşu ülkelerle olan ilişkiler  alanımızda da kendini göstermektedir.  


 Astrolojide en önemli motivasyon, misyon ve hedef göstergesi kuzey ay düğümüdür.
Kuzey ay  düğümümüz 9 derece başak burcunda ve haritamızın 3.evinde yer almaktadır.
Bulunduğu derece  itibarıyla Thuban, Aliot ve Zosma sabit yıldızları ile etkileşim içindedir.


Sabit yıldızlarımız; başta  altın ve diğer değerli yeraltı madenlerine sahip olduğumuzu, okült simya
bilgisine vakıf olduğumuzu, defineler üzerinde yüzdüğümüzü anlatıyor. Psikolojik ve duygusal sorunlara, intihar  vakalarına ve korkuya vurgu yapıyor. Kuzey ay düğümümüz yakın komşularımıza yönelmemizi, eğitim, kültür ve bilimsel çalışmalara ağırlık vermemizi, mükemmel sonuçlar geliştirmek için çok 
çalışmamız gerektiğini söylüyor. Başak burcu ile sağlık, hijyen ve hizmet sektörlerine yönelirken  tarımsal üretim alanında da yüksek bir üretim ve başarı hedefi koymamız gerekmektedir. Başarılı  tarımsal üretim modelleri üretmeli ve uygulamalıyız.  


 Topraklarımızı, sınırlarımızı, tarım potansiyelimizi ve köklerimizi gösteren 4.evimizde terazi  burcunda mars bulunmaktadır. Marsımız strateji üreten, politik denge kurabilen bir askeri gücü  ifade etmektedir. TSK'nın temsil edildiği mars terazi burcunda çok verimli değildir.
Sonuç  alamadığımız terörle mücadele ve sınır ötesi girişimlerimizi anlatmaktadır. 4. ve 5. evde etkisini  gördüğümüz Merkür ve Satürn kavuşumuna baktığımızda yücelimdeki Satürn ile akıllı, politik  stratejiler konusunda çok başarılı olabileceğimizi söyleyebiliriz.  

 Ülkemizin güneşi akrep burcundadır, 5.evdedir ve kendi kontrol ettiği alandadır. Akrep burcu,  derinlik, sezgisellik ve büyük dönüşüm anlatır. Gençler, eğlence hayatı, borsa, spekülatif kazançlar,  kumar, turizm, libido ve gece hayatı, sportif karşılaşmalar, kahramanlar bu evin kapsamındadır. 

Akrep burcunda ve bu alanda gezegen toplaşması dikkat çekicidir. Güneş, Venüs ve Jüpiter  yerleşimleri ile şans noktamız buradadır. Bir akrep ülkesiyiz diyebiliriz... 

 Madem akrep enerjisi yoğun bir ülkeyiz ve büyük su üçgenimizin en önemli bölümünü de bu  5.ev konuları oluşturuyor, o zaman akrep arketipini açıklamadan geçmeyeyim. Akrep, donsa bile  buzlar eriyince hayata dönebilir, bazı türleri bir yıla kadar aç-susuz yaşayabilir, kopan organları  yerine gelebilir, ne kadar çok susuz kaldıysa o kadar zehirlidir, etrafı kuşatılırsa kendisini sokarak  öldürür, radyasyona en dayanıklı canlıdır, dişileri erkeklerinden daha tehlikelidir :)) Görüş alanları  çok dardır, bulunmuş en eski akrep fosiliyle şimdiki akrepler neredeyse aynıdır, kuyruklarını hep  dik tutarlar, zehiri hem öldürücüdür hem de panzehirdir. Ayrıca dünyada en çok dövmesi yapılan  güç hayvanı yine akreptir. İşte Türk milleti de bu denli sağlam ve güçlüdür...Türkiyemizin genç  nüfus potansiyelinin, sanat ve spor alanlarındaki yaratıcı kapasitesinin, halkımızın eğlence, kumar ve borsa merakının, yüksek libidosunun göstergesi hep bu akrep burcundaki gezegen  toplaşmasıdır. Gençlerin, eğlence anlayışının, sanatın ve yaratıcılığın, düşünce özgürlüğünün  otoriter ve gelenekçi yapının baskısı ve kontrolü altında olduğunu da Satürn-Merkür kavuşumuna  göre söyleyebilmek mümkündür.  

 5.ev konularından bahsetmişken, ilerletilmiş haritamda ayım 22 derece yengeçte şu an. Pollux  sabit yıldızıyla kavuşumda. Umarım ben de kalıcı ve değerli bir içerik üretiyorumdur :))   Güney ay düğümümüz, Uranüs ve haritamızın zirve noktası balık burcunda konumlanmıştır.  Fanatik inançlar, dağınık bulanık bir algı, okült ve mistik kapasite, ruhsal yetenekler, psişik özellikler  veren Skat sabit yıldızı güney ay düğümümüzle kavuşumda. Bu geçmişten gelen karmik yapı olarak  da gözümüze çarpıyor. Kaybetme ve kurban psikolojisine saplanıp kalma, tuhaf tarikatlar ve tuhaf  ritüeller güney ay düğümümüzün negatif yönünün yansımasıdır.

Güney ay düğümünün yobazlığa  evrilebilecek bu tesirine karşı uyanık olmamız gerekmektedir. Yönümüzü mantıklı, akılcı, metodik  çalışma ve üretimi, bilimi anlatan kuzey ay düğümümüze çevirmeliyiz. Tek bir şeye ihtiyacımız var, o da çalışkan olmak... Tepe noktasında öngörülemez, fevri, aniden yön değiştirebilen devasa güç ve  enerjiyi anlatan Uranüs'tür. Korku salan yüzümüze, yani yengeçteki komutan Plutoya tam destek  sağlamaktadır.

Devletimizin bekası ve gücü bu konuma bağlıdır. 10.ev alanı hükümetleri ve ulusal  prestiji de anlatır.
Erken seçimler, siyasi çalkantılar, siyasi kutuplaşmalar ve ayrışmalar da Uranüs  etkisidir.
Çünkü Uranüs 4 kutuplu ve ne yöne savrulacağı kestirelemeyen yıldırım gibi bir enerjidir.  Beklenmedik bir anda dev bir liderin tabutta rövaşata çekerek sömürgeci sırtlanlara attığı golü ve kısa  sürede gerçekleştirdiği devrimlerle tüm dünyada şaşkınlık yaratmasını da zirvede ki Uranüs’e  borçluyuz...  

 Chiron astreoidinin koç burcunda 10. ve 11.evlerde etkili olduğunu görmekteyiz. Ulusal  prestijimiz, devletin başı, parlemento, mahalli idareler ve ülkemizin dostlarını ifade eden alanlarda  zaman zaman acıyan, depreşen ve iyileştiremediğimiz, kanayan yaramızı anlatır Chiron. Yardımlarına koştuklarımızdan göremediğimiz vefanın ve gelmeyen desteğin acısının içimize  işlediği alandır... Chiron; maddi kazançlar, özdeğer ve özsaygı evimizdeki belirsiz enerji Neptün'e  yani kolay aldanışlarımıza verdiği destekle de bu alandaki çözümün, çarenin kendi özümüzde  olduğunu vurgulamaktadır.  

Yaralı şifacı, bilge öğretmen Chiron'un yaklaşık 50 yıllık döngüsünü tamamladığımız için  bu alanlarda artık şifa verebilen ustalığa kavuştuk demektir. Dünyadaki mazlum ve ezilmiş, zulme  uğramış devletlerin yardımına ilk koşan Türk milletidir. Türk askeri, Türk Kızılayı ve yardımsever  Türk halkının yardımları
ihtiyacı olan her millete ayrım yapılmaksızın ulaşmaktadır...  

 '' NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE ! ''




  
  
 
 

YORUMLAR

  • 4 Yorum