Tarımda İthalattan Nasıl Vazgeçebiliriz?
Reklam
 Esra Şakar

Esra Şakar

Tarım Sohbetleri

Tarımda İthalattan Nasıl Vazgeçebiliriz?

21 Kasım 2020 - 12:49

Tarımda İthalattan Nasıl Vazgeçebiliriz? 
 
Aylardır bitmeyen, git gide daha yakınlarımıza sirayet eden, belki de “çember daralıyor” dememize neden olan Kovid-19 pek çok kritik alanda farkındalık yarattı ister istemez. Sosyal mesafe, hijyen, daha az temas, daha çok kendi kendine yetebilme zorunluluk halini aldı. Hal böyle olunca kabuğuna çekilen pek çok kişi, hanesinin içinde kendine yetebilecek bir düzen sağlamaya çalıştı.

İçinde bulunduğumuz bu belirsiz durum tarımda kendine yeterlilik konusunu da doğal olarak gündeme taşıdı. “Kapımızı kapatınca var olanla ne kadar yetinebiliriz?” sorusu biz “Kapımızı kapatmasak bile bize kapılar kapanırsa ne kadar kendimize yetebiliriz?” sorusunu hem bireysel hem de ulusal bazda sorgulamamıza neden oldu. Zira talep neye yönelirse arzın o derece artacağı günler değil içinde bulunduğumuz günler.

Arzı engelleyen bir salgın dönemindeyiz ve normal zamanda bile yadırgadığımız ve cevap aradığımız“ithalattan nasıl vazgeçebiliriz?” sorusu, durmadan düşünüp, planlayıp, yöneteceğimiz bir
tarım politikasına dönüşmek için sabırsız bir şekilde cevabını arar oldu.

“Niçin?” cebimizde, “Nasıl?” ı kovalamamız gereken günlerdeyiz. Özellikle Türk Lirasının Dolar ve Euro karşısındaki düşüşü tarım ürünlerinde ithalatçı değil, kendine yeten hatta ihraç eden bir ülke olmamız konusunda bize itici güç uyguluyor. Kabaca hem üreticinin kazancını artıracak hem de ithalatın önünü kesecek birkaç temel başlığın altını çizmek istedik dilimiz döndüğünce. 

  1. İç Pazar Talebini Öngörerek Üretim Planlaması: Zaman zaman satamadığı ürünleri yollara döken üreticileri görüyoruz haber bültenlerinde. Bir önceki yıl çok iyi fiyatlara satılan ürün bir sonraki yıl hasat maliyetini çıkaramıyor ve üretici zora düşüyor. Aynı şekilde talep göreceği düşünülerek farklı ürünlerin üretimini yapan üreticilerin, bir önceki yılın hasılatına erişebileceğini düşünerek aynı türe yönelmesi bu içler acısı tablonun nedenlerinden bir tanesi. Önce iç pazar, sonra dış pazara yönelik arz-talep ilişkisinin dönemlik, yıllık değerlendirilmeyip, yıllara yayılan bir analiz çalışması sonrası kurgulanarak, üretim planlaması yapılması gerekmektedir. Karar noktasında üreticiye yol gösterecek analiz ve çıktıların paylaşılması önem arz etmektedir.
  2.  
  3. İthal Edilen Tarım Ürünlerinin Tür Tespiti ve Üretim Planlaması: İthal edilen türler tespit edilerek, bu tür/çeşitler için en uygun iklim ve toprak özellikleri gösteren bölgelerde üretim planlaması yapılmalıdır. TÜİK Eylül 2020 İthalat verileri incelendiğinde ithal edilen “Hububat” tutarının274.998,606(Bin Dolar) görülmektedir.  Sadece hububat değil, et, sebze ve meyve vb. ithalat verileri detaylı incelenerek “hangi türleri daha çok tercih ediyoruz?” sorusuna cevap bulunmalı, iç pazar dengesi bozulmadan üretim planlaması yapılarak ithalat kontrol altına alınmalıdır.
Hububat örneğinden yola çıkarsak;
  • Hububat tanımlamasının içerisine giren türler ve çeşitler analiz edilmelidir.
  • Yerli üretim ve ithal ürün maliyeti analiz edilmeli, üretici zarar etmeyecek şekilde alım garantisi sağlanarak üretimteşviği sağlanmalıdır.  
  1. Boş Bırakılan Tarım Arazilerinin Üretime Açılması: Daha önceki yazılarımızda da değindiğimiz üzere bir ülke tarımınazarar verilmek isteniyorsa verimli bir arazinin işlenmeyip çoraklaşmaya terk edilmesi yeterlidir. Boş bırakılan tarım arazileri tespit edilerek, arazi sahiplerinin üretime teşvik edilmesi, üretime başlanmaması durumunda kamu kaynakları ile üretime açılması sağlanmalıdır.
  2. Ekim Nöbeti Planlaması ile Tek Tip Yetiştiriciliğin Engellenmesi: Aynı tür ve çeşitlerin üst üste ekim/dikimi topraktan sürekli aynı besin maddelerinin tüketilmesine ve çoraklaşmaya neden olur. Hem toprak verimliliğinin sürdürülebilir olması hem de farklı tür ve çeşitlerin üretimine imkan sağlanarak aynı alandan daha fazla ürün elde edilmesi ekim nöbeti ile mümkün olacaktır.
  3. Tüketim Eğilimlerinin Analizine Öncelik Verilmesi: İthal ürün listesinde yer alan tür ve çeşitlerin analizi sonrası ithalatın gerekçeleri içerisinde tüketici eğilimlerinin rolü araştırılmalıdır.
  • Örneğin özellikle son yıllarda üretim miktarı artış gösteren muz gibi meyvelerin hasat döneminde muz ithalatının nedeni nedir?
  • Tüketicinin hasat döneminde yerli ürüne erişimi sağlanıyor mu?  
  • Aynı rafta yer alan yerli ürün ile ithal ürün arasında tercihin ithalden yana olmasının gerekçeleri nelerdir?
soruları yanıtlanmalıdır.
“Tarım ürünlerinde kimyasal kullanımı” yıllardır gencinden yaşlısına toplumun genelinde farklı sorular ile sorgulanmakta ve tüketiciyi tedirgin etmekte. Ne mutlu ki GDO’lu tohum üretimi ülkemizde kanun ve yönetmelikler ile engellenmiş durumda. Biz henüz ülkemizde yetiştirilen tarım ürünleri konusunda yüreğimize su serpmeye çabalarken menşei, yetiştirilme şartları, tohum veya kimyasal kullanımı belirsiz ürünleri tükettiğimizin farkında mıyız?

Son söz:Tercihimiz yerli üretimden, yerli üründen yana olsun, toprağımız tohumsuz kalmasın…

Sevgilerimle.
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum