Dersimiz Toprak – Tarım Girişimcileri Tarla Alırken Nelere...
Reklam
 Esra Şakar

Esra Şakar

Tarım Sohbetleri

Dersimiz Toprak – Tarım Girişimcileri Tarla Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

13 Temmuz 2020 - 10:33

Dersimiz Toprak – Tarım Girişimcileri Tarla Alırken Nelere Dikkat Etmeli? 

 
Dünyayı kasıp kavuran Covid-19 nedeniyle ülke genelinde sokağa çıkma yasağı ve buna ek olarak home-office uygulaması sayesinde çoğumuz evlerimizde zorunlu veya tercihen daha fazla vakit geçirdik. Dolayısıyla kimimiz evimizi çok sevdik, kimimiz daha ferah bir ev hasreti ile nefret ettik. Komşularının ne kadar gürültü yaptığını fark edince müstakil ev hayali kuranlarımız da oldu, “bahçeli bir evim olsaydı en azından kapının önüne çıkıp nefes alırdım” diye iç geçirenler de. Birçok kişi tarımla uğraşan atalarına imrendi ve pek çok sohbetin yegâne konusu “küçük bir tarlam olsa neler yapardım” ile başlayan cümlelerle belki de “tarım girişimciliği” oldu. 




*TUİK 2019 Tarım Alanı İstatistikleri

 “Küçük bir tarlamız olsaydı neler yapardık” sorusunun cevabı başka bir sohbetimizin konusu olsun, bu yazımızda “küçük veya büyük bir tarla alırken nelere dikkat etmeliyiz?” sorusuna cevap arayalım istedim.  
Sadece içinde bulunduğumuz koşullar göz önünde bulundurulduğunda değil, çok uzun zamandır en çok sorulan sorulardan biri olan “… ilinde bir tarla buldum, alayım mı sorusu?” yüzümde daima bir gülümsemeye sebep olmuştur. Takdir edersiniz ki bir ilin adının söylenmesi, o ildeki tarlanın tarım için uygun olduğuna karar vermek için çok yetersiz veya eksik bir bilgidir.

İlk defa tarımla uğraşacak girişimcilerin geçimini tarımdan elde etmek gibi bir gayesi varsa öncelikle çelik gibi sabır sahibi olmaları gerekmektedir. Çünkü tarımın ticari olarak ele alınmasının zorluğu girdi ve çıktının canlı olmasıdır.  Her ticari faaliyet için söz konusu olan risklerin tarımda görece olarak daha çok dikkate değer olmasının bir diğer nedeni ön görülemeyen risklerdir. 

Sadece yayın organlarında tanık olduğumuz ürün satışında yaşanan zorluklardan önce, ürünün satılabilir hale gelinceye kadar karşımıza çıkabilecek problemler öngörülmeli ve önlem alınmalıdır. İklim, arazi eğimi ve yönü, toprak yapısı, çevredeki tarımsal faaliyetler, yola ve pazara yakınlık, sulama imkânı gibi pek çok temel bileşeni hesaba katarak riskleri minimize etmek için gösterilen gayrete ek olarak, üretim sezonunda çok fazla dolu yağması, havaların sıcak giderken birdenbire don vurması, salgın bir bitkisel hastalık veya tüm bölgeyi etkisi altına alan bir zararlı türü (böcek vb. istilası) gibi ön görülemeyen risklere karşı hazırlıklı olmak gerekmektedir.  


Bu amaçla atılacak ilk doğru adım, arazi seçiminin planlı ve optimum şartlar sağlanarak gerçekleştirilmesidir. Tarım arazisi satın alırken “öncelikle biz bir tarla alalım da muhakkak ekecek dikecek bir şey buluruz” bakış açısı sizi sadece gayrimenkul sahibi yapar, yatırımın tarıma yönelik bir yatırım olup olmadığını ise şansınız belirler. Bugüne kadar hiç tarımsal faaliyette bulunmadınız ve bir miktar birikiminizi gerek hobi amaçlı gerekse ticari amaçlı tarım arazisi alarak bir başlangıç yapmak istiyorsanız naçizane ilk tavsiyem fotoğraftan veya metrekare bilgilerine göre karar vermemenizdir.

İmkânınız varsa gidip görmeniz, çevre arazilerde ne ekilip biçildiğini gözlemlemeniz, mümkünse diğer arazi sahipleri veya yerel halk ile iletişim sağlayarak bölgede ne yetiştirildiği ile ilgili bilgi almanız size de yetiştirilebilecek ürünler ile ilgili fikir verecektir. Tarımsal üretim tecrübesi olmayan girişimciler bu sayede hastalık ve zararlılara karşı danışacak teknik bir uzman bulamasalar bile o yörede uzun yıllardır o ürüne yönelik tecrübe kazanan komşularına akıl danışabilecektir. İlerleyen yıllarda tecrübe kazanıp, toprağı ve iklim koşullarına hakimiyetiniz arttıkça yaptığınız araştırmalar doğrultusunda yüksek karlılık elde edebileceğiniz ve fırsata dönüştürebileceğiniz yeni bir ürün ile ilerlemeniz çok daha başarılı olmanıza neden olacaktır.    

Güvenilir arazilere yönelmek, yani 1. sınıf tarım arazisi tercih etmek, tecrübesizliğinizden kaynaklanacak riskleri minimize edecektir.

Arazi sınıflandırması ve toprak özellikleri ile ilgili Tarım Bakanlığı tarafından yayınlanan “Toprak ve Arazi Sınıflaması Standartları”, tarımsal faaliyetlere ilgi duyan ve yatırım planlayan herkesin muhakkak baştan sona okumasını tavsiye edebileceğim yegâne kaynak olacaktır*.  

Her baktığınız arazinin toprak analizini yaptırmak hem maliyet açısından hem de yer sahibinin onayı olmadan yaptırmanız mümkün olmadığı için öneremediğim fakat analiz verilerinin maliyet ve sürdürülebilirlik açısından önem arz etmesi nedeniyle içinden çıkılamaz bir problemdir. Bu nedenle umarım tarım arazisi satışlarında toprak analiz sonuçlarının alıcılar ile paylaşılmasını zorunlu kılan bir uygulama devreye alınır ve toprak mı alıyorsunuz, taş mı alıyorsunuz bu konuda fikir sahibi olabilirsiniz. 

Yazdıkça sayfalarca uzayacak diye endişe edip kendimi engellediğim, uzun olması nedeniyle pek çok kez silip, yazmadıklarım için pişmanlık duyduğum ve çok fazla eklenecek özellik olmasına karşın temel ihtiyaçlar göz önüne alınırsa ideal tarla tercihinde dikkat edilmesi gereken özellikleri özetlemek istedim.   
  • Sulanabilir bir tarım arazisi ürün çeşitliliği açısından avantaj sağlayacaktır. Yıllık yağış ortalaması ideal, taban suyu optimum, su kaynaklarına yakın veya alt yapısı uygun olmalıdır. Tarlayı satmaya çalışan kişinin “burada su sıkıntısı çekmezsiniz” cevabı sizin için yeterli olmamalı, su kaynağı ve sulama şekli ile ilgili biraz daha bilgi almanız gerekmektedir ki yine başka bir sohbette su analizi konusuna değinirken su kaynağının aslında en az toprak seçimi kadar mühim olduğunun altını çizmek yersiz olmayacaktır. Zira kuyu suyu, şebeke suyu veya kanal vb. alanlardan sağlanan suyun farklı mineral madde, kireç ve oksijen seviyelerine sahip olduğunu tahmin edersiniz diye düşünüyorum.  
  • Çok eğimli arazilerde erozyon riski, tamamen düz arazilerde drenaj problemi yaşanabilecektir.  Fotoğraftan değil de görme imkânınız olabilirse çok iyi olur dememin sebebi esasen eğimi gözlemlemeniz içindir. Eğimli arazilerde yağış etkisi ile toprak üst katmanlarında bulunan organik maddeler taşınacaktır. Şiddetli yağışlarda mahsul de yüzey akış hızına bağlı olarak zarar görecektir. Aynı zamanda araziyi işleme, sulama ve hasat sırasında zorluklar yaşanabilecektir. Özetle hafif eğimli, düze yakın araziler eğim açısından ideal tarım arazisi olarak tanımlanabilir.  
  • Drenajı iyi olmalıdır yani sulama veya yağış sularının toprakta uzun kalmasını engelleyen, süzülebilir bir toprak derinliği ve yapısı olması gerekmektedir. Drenaj araziden fazla suyun yüzey akışı ile ve toprak profili içerisinden aşağıya veya yana doğru olan akışlarla uzaklaşmasıdır.  Bu konuyu gözünüzde canlandırmanız için bir örnek vermek gerekirse deliği bulunmayan bir saksıdaki bitkiye belirli aralıklarla su vermeniz halinde bir müddet sonra yetiştirdiğiniz bitkinin kökleri su ile uzun süre temas ettiği ve toprak içerisindeki oksijen yetersizliğinden dolayı çürüme, solma veya bozulma meydana gelecektir, drenajı yetersiz bir tarla da altı delik olmayan bir saksı gibidir.  
  • Toprak yapısı ve özelliği sizi belki de en çok zorlayacak ve üretime başladıktan sonra maddi külfete sebep olabilecek faktörlerden biridir. Mümkünse tınlı, organik maddece zengin, derin, kolay tava gelen, elverişli rutubet kapasitesine sahip, kök gelişimine uygun, oksijen ve su tutma kapasitesi optimum, PH’ı nötr veya nötre yakın, kolay işlenebilir araziler tercih edilmelidir. Tuzlu veya kireçli olarak tanımlanan toprakların muhakkak ıslah edilmesi gerekecektir. Zararlı tuz birikmesi veya yüksek miktarda sodyum bulundurması istenmeyen özelliklerin başında gelmelidir. Az miktarda, işlemeye engel olmayacak taşlılık kabul edilebilecektir.         
  • İklim koşulları kapsamlı bir şekilde ele alınmalı, yıllık ortalama sıcaklık kadar yıllık ortalama toprak sıcaklığı hakkında da bilgi edinilmelidir. Yıllık yağış miktarı, bölgede görülen en yüksek ve en düşük sıcaklık verileri kolaylıkla edinebileceğiniz ve muhakkak dikkat etmeniz gereken konulardan biridir. Ayrıca don görülmeyen periyot uzunluğu, mümkünse yıllık don tarihlerinin geçmiş yılların verileri dikkate alınarak araştırılması fayda sağlayacaktır. Hâkim rüzgarlar tür seçimine etki edecek faktörlerden biridir. 
  • Takdir edersiniz ki her bölgede her bitki türünü yetiştirmek mümkün olmayacaktır veya mümkün olsa bile özel şartlar sağlanması gerekecektir bu nedenle özellikle yetiştirmek istediğimiz bitki tür veya çeşidi söz konusu ise toprak ve iklim isteklerine yönelik tarım arazisi araştırması zorunluluk haline gelecektir.  
  • Yola ve pazara yakınlık hep ihmal edilen ama yine işçi temini, nakliye ve ulaşım maliyetleri açısından önemli hususlardan biridir. 
Özetle sadece birikim sahibi olmak yatırım yapmak için yeterli olmayıp, nasıl ki ev, araba alırken birtakım özelliklerine bakıyorsak tarlada da can yetişeceğinin bilinciyle araştırma yapmaya gayret göstermeliyiz. 
 Esra der ki; tarım arazisi satışında toprak analizi zorunlu olsun. Yatırım yapacak kişi neye yatırım yapacağını bilsin, arazi kıymetinde satılsın, kıymetinde alınsın.
Sevgiyle kalın. 

*TUİK verilerine göre toplam tarım alanı 37.712.000 ha olarak görüntülenmekte, detay veri toplamı 37.711.000 ha olduğu için revize edilerek paylaşılmıştır. 
**Tavsiye edilen kaynaklar: Toprak ve Arazi Sınıflaması Standartları: https://www.tarimorman.gov.tr/Belgeler/Mevzuat/Talimatlar/ToprakAraziSiniflamasiStandartlariTeknikTalimativeIlgiliMevzuat_yeni.pdf
 

Bu yazı 4853 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum