LAHANA VE BAMYA ZAMANI
Dursun ÖZDEN

Dursun ÖZDEN

YOLERİ

LAHANA VE BAMYA ZAMANI

17 Eylül 2018 - 20:57

 
 
LAHANA VE BAMYA ZAMANI


Lahanacılar Spor Kulübü ve Bamyacılar Spor Kulübü zamanı
1789 tarihi size neyi hatırlatır?
Merkezi İstanbul’da bulunan, Lahanacılar Spor Kulübü ve Bamyacılar Spor Kulübü’nün kuruluş tarihidir.
Bu soruya çoğumuzun yanıtı hazır: Fransız İhtilali. Evet bu doğru. Ama bizim için bir başka yanıtı daha var. 1900’lü yılların başında kurulan Beliktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzon İdman Ocağı gibi bildik spor kulüplerinden çok daha önce kurulan, iki spor kulübümüz var. Lahanacılar ve Bamyacılar Spor Kulüpleri.
İstanbul’da hafta sonları, kıran kırana ve centilmence mücadele eden spor kulüpleri ve fanatik taraftarları, sporun eğlence ve dostluk müsabakası olduğunu, maç sonrası yaptıkları birlikte eğlencede göstermişlerdir. Osmanlı Döneminde kurulan bu ilk iki spor kulübünün kuruluş tarihidir 1789.
Bu tarihte kurulan, İstanbul’un iki önemli spor kulübünün bilinmeyen yanlarını ortaya çıkardık. Lahanacılar Spor Kulübü ve Bamyacılar Spor Kulübü, Osmanlı Padişahı 3. Selim zamanında (1789), Unkapanı semtinde, bu günkü İMÇ 6. Blok yerinde, un değirmeni ve un depoları yanında kurulmuştu.
Osmanlı Döneminde Konya Sancağı’na bağlı Niğde’nin Hamidiye (Ulukışla) kasabasının Beyağıl köyünden gelip, İstanbul’un Beykoz, Paşabahçe, Küçüksu ve Çukurbostan semtlerinde, lahana üreten ve satan Bayağıllı gençler, o zaman Unkapanı / Küçükpazar sokağındaki hanlarda ikamet ediyorlardı. Bu günde Niğdeli pazarcı, hurdacı, hamal ve geri dönüşümcü gençlerin ikamet ettiği yerdir Küçükpazar semti.
Lahanacı ve bamyacı gençler, boş zamanlarında ve hafta sonlarında sporla uğraşıyorlardı. Silivri’nin Selimpaşa ve Ortaköy semtinde, bamya üreten ve Unkapanı semtinin Eminönü / Hasırcılar Çarşısı tarafında (eski sebze hali) yakınında bulunan yerde de Bamyacı gençler ikamet ediyorlardı.
Anadolu Selçuklu Kültürü olan Lonca ve Ahilik Kültürü deneyimi ile örgütlenen, İstanbul Lahanacılar ve Bamyacılar; Osmanlı’nın içinde bulunduğu savaş koşullarında bile kardeşlik, dostluk ve dayanışma örneği sergilediler.
Daha sonra kurulacak olan spor kulüplerinin de ilk altyapıları oluşmaya başlamıştır.
Osmanlı Padişahı 3. Selim ve 2. Mahmut zamanında kurulan, Lahanacılar Spor Kulübü oyuncularının kamp yeri olan, bu günkü Beykoz / Paşabahçe ve Çengelköy Polis Karakolu’nun bulunduğu yerde ve karakol önünde Lahanacılar Spor Kulubü armalı başlığı bulunan Ahmet Ağa Çeşmesi ve Paşabahçe’de bulunan lahana başlı ve ay yıldızlı Mustafa Paşa Çeşmesi vardır.
Bir başka kayıtlara göre; Oyunları Bamyacılar kazanırsa, bamya başlı bir nişantaşı, Lahanacılar kazanırsa lahana başlı bir nişantaşı dikilirdi.
Bir anıt ismi olarak garipsediğimiz bu isimler aynı zamanda süvari ocaklarının isimleriydi. Lahanacı Ocağı ve Bamyacı ocağı… Bu iki ocağın tarihçesi Fatih Sultan Mehmet dönemine dayanır. Padişahın şehzadelik döneminde yaşadığı Amasya ve Merzifon’dan getirttiği usta binicileri iki takıma ayırmış. Sultan Mehmet Merzifon’un büyük lahanaları meşhur olduğu için bu takıma Lahanacılar, Amasya’nın bamyası meşhur olduğu için bamyacılar isimlerini vermiş.
Lahanacı Ocağından yetişen padişah 3. Selim 1790 yılında 434 adımdan tüfekle bir yumurtayı vurması üzerine bu anıtı diktirmiş. Anıtın üzerine de bir lahana figürü koyduruvermiş.
Anıtın deniz tarafında Hattat Mahmud Esad Yesari’nin yazdığı Şair Naşit’in 1790 tarihli on sekiz mısralık dizesi bulunuyor. Bu yazıtın ilk satırında:
“Hazreti Sultan Selim Han İbn-i Sultan Mustafa
Mazhar etmiş zatını hak her fünunu ekmele”;
Kitabenin sonunda:
“Naşıda hamem cevahir kondurur tarihini
Beyzayı Sultan Selim cemşek urdu hele
1205 (1790)” yazıyor.
Gelelim diğer anıta yani Bamya Anıtına… Bu anıtı padişah 2. Mahmut yetiştiği Bamyacılar Ocağının anısına 1811’te yaptırmış. Anıt yapıldığında üstünde bir bamya figürü varken şu an mevcut değil. Bu anıtın yazılarını Meşhur hattat Yeserizade Mehmet Efendi yazmış.: Bu günde; Silivri’ye bağlı Selimpaşa ve Ortaköy semti, bamyasıyla ünlüdür. İstanbul Akşaray, Ortaköy, Laleli, Hasanpaşa, Kadıköy gibi yerlere adını veren, Anadolu kentleridir. Niğde’ye bağlı Ulukışla ilçesi, Beyağıl köyünün bu günde, en önemli geçim kaynağı, lahana üretimidir.
Öte yandan; Ulukışla’da lahana üreticisi köylüler, 1970 yılında “Lahana Üreticiler Birliği” adında bir dernek kurmuşlardı. Bu derneği kuran lahana üreticisi köylü gençler, 12 Mart 1971’de “İllegal Lahana Örgütü” kurmak ve bu illegal örgüte üye olmaktan (eski ceza yasasının 141 ve 142 madelerden) yargılandı ve tutuklandılar. Demokrasinin askıya alındığı bu dönemler (12 Mart 1971ve 12 Eylül 1980); çoğumuzun tanık olup acı çektiği, çok düşündürücü ve trajikomik bir kara mizahtı bunlar…
Tarihin gizli ve unutulan sayfalarını aralıyoruz, yeniden…

YORUMLAR

  • 0 Yorum