Gezgin Virüse karşı, Temiz ve Evcil Önlem.
Reklam
Dursun ÖZDEN

Dursun ÖZDEN

YOLERİ

Gezgin Virüse karşı, Temiz ve Evcil Önlem.

29 Mart 2020 - 16:59

Gezgin Virüse karşı, Temiz ve Evcil Önlem.

Gezginler ve Yerleşikler…

13 milyar yıl önce Güneş, 4,5 milyar yıl önce Dünya ve 3 milyar yıl önce su yoktu.
3 milyon yıldır, insanoğlu denen bu vahşi canlı vardı…
İnsan olarak, çok ama çok eski çağlardan beri, göçebe ve yerleşik olmuşuz…


Ateşe, suya ve toprağa hükmetmişiz.
İnsanoğlu, doğada korktuğu ve sevdiği güçlere tapmıştır. İlahi ve ruhsal bir güç olarak ona yönelmiştir. Tanrılar ve vekili peygamberler ile onlar adına geldiğine inanılan kutsal kitaplar, ilahi yasal düzenleme metni ya da şiirsel söylemi olarak kabul görmüştür. Tarihin her devrinde, bunlara inanmayanlar cezalandırılmıştır. Hatta, farklı inançlara sahip bireyler ve toplumlar, uzun yıllar savaşmışlar ve savaşmaktadırlar…
Aslında bu savaşların bir başka nedeni de, emek-sermaye arasındaki uzlaşmaz (antegonist) çelişkiler yumağıdır.

İnsanoğlu, 3 milyon yıldır hala savaşarak kendini test ediyor…
İnsanlık tarihinde, Sosyalist Sistem Deneyimi (1917-1992), kimi kötü uygulamalara karşın; eşit işe eşit ücret ilkesi ve başka toplumsal devrim içeriği bakımından, çok önemli bir zaman dilimi olarak anımsanmaktadır…
Tüm bu doğal ve toplumsal evrim ve devrim özelliğindeki değişim ve dönüşümler sürüyor…
Bu köklü değişimlere ayak uydurmuşuz, bedeller ödeyip, acılar çekmişiz. Zaman zamanda mutlu olmuşuz… Yaşam bizi farklı coğrafyalara savurdu. Oraları yurt edinmişiz…
Kendimize yeni yaşam alanları bulmuşuz.

Su başında durmuşuz.
Suyun olmadığı yerlere, çok uzaklardan, yerin altından ve üstünden su getirmişiz.
Yeni köyler ve kentler kurmuşuz. 
Yeni toplumsal sistemler geliştirmişiz.

(İlkel komünal toplum tarzından sonra başlayan ve hala sürmekte olan sınıflı üretim ilişkisi, doğanın ve insanlı toplumların, yeni diyalektik yasalarını uygulamaktadır.)

Birlikte yaşama kültürü bilincini öğrenmişiz. Yeni medeniyetleri keşfetmişiz. 
Kent ve ulus devletleri kurmuşuz…

Ama insanlık tarihinin yerleşik her döneminde, göçebe ve gezgin yanımız hep olmuştur. Bilinmeyeni ve gizemli olanı arama, merak etme ve keşfetme dürtümüz, bizi yollara düşürmektedir.
İşte benim de içimdeki bu maceracı yanım; “Yoleri gezgin derviş” olmamı kamçıladı ve hayatı yeniden keşfetmeme ve belgelememe neden oldu...

İyi ki oldu...
Okumam, gezmem ve yazmamın sırdaş serüveni bu olmalı...
Bu yanımla uyumlu, çılgın, aykırı, uçuk, delice ve çocuksu özelliğimi seviyorum.
Ve sevgimi sebil eylediğim için, çok mutlu olduğumu söylememde hiç abartı yoktur...
Doğanın uyumlu yasalarına, insan ve tüm canlı haklarına saygılı olmak, barış, özgürlük, adalet, mutluluk ve sevgiden yana olmak, tüm canlıların çok doğal yaşamsal hakkıdır. Hakları ve sorumlulukları olan, çağdaş yurttaş tanımı bu olmamalıdır...
Günah, ayıp, yasak ya da iyi, kötü, güzel, çirkin, namuslu, namusuz gibi değerlerin ölçüsü ve kapsamı nedir?
Medeniyet denilen, tek dişi kalmış canavara bir anlam büründürmeli miyiz?
Eğer çark böyle işlemiyorsa, yerleşik ya da gezgin olmanın ne anlamı var ki...


Çözüm: Doğanın ve toplumsal adaletin işlemesine katkı sağlamak için, vicdanlı ve örgütlü birey olmaktır...
Yani, içimizde yükselen barış çığlığına kulak vermek ve sevgide odaklanmaktır…
Kendi elimizle kendi sonumuzu mu hazırlıyoruz yoksa?
Doğanın diyeti ağırdır.

Ey insanoğlu!.. Silkin ve özüne dön.
Dağda, denizde, ovada, obada, köyde, kentte, evde, sokakta, işte, düşte, her yerde ve her koşulda, yaşamı yaşamak için, doğanın şarkısını dinleyin.
Kardelen şiirine esin kaynağı olan, kar ile kor öyküsünü anımsayın, yeniden...
Ateşin ve suyun ruhsal görseli olan gökkuşağını gözlemleyin.
Mevsimlerin, göçebe ve durgun dansına eşlik edin...


Gezgin ya da yerleşik, mikro ya da makro düşmanlarla, küresel kuşatmalarla baş etmenin tek yolu, bize sunulan bir nefeslik bu ömür diliminde, adaletli ve vicdanlı olmaktır, dayanışmaktır, paylaşmaktır…
Yarın geç olabilir, sevgimizi sebil eylemenin tam zamanı…
Dostlukla…

YORUMLAR

  • 0 Yorum