İNANÇ TURİZMİ
Reklam
Dr. İLKNUR ÜNER

Dr. İLKNUR ÜNER

‘Acemi Finansçının Günlüğü’

İNANÇ TURİZMİ

07 Haziran 2019 - 18:18

İNANÇ TURİZMİ
 
Okurlarım iki yıldır çok büyük bir keyifle ve gurula Ekonomidunya dergisi yazarlığı yaptığımı bilirler. Ekonomidunya internet sitesinde köşe yazarlığına başlama sebebim ise derginin editörü çok değerli Fevzi beyden bir gece aldığım telefondur.
Yazılarımı  okuyan Fevzi bey o günden beri hem çok sevdiğim dostum hem de editörüm oldu.


1 ay kadar önce Fevzi bey  ‘ İlknur hanımcığım İnanç Turizmi konusunu kaleme alır mısınız’ dediğinde konunun nereye gidebileceğini inanın ben de kestiremedim ama sanki yazı bu hali ile olması gereken yere aktı ve kendi gitti.

Fevzi beye ithafen buyrun keyifli okumalar

İnanç turizmi en genel tanımıyla kutsal yerlere yapılan ziyaretlerdir. Geleneksel hac turizminde meydana gelen değişimler sonucunda camiler, tapınaklar, kiliseler gibi ibadet alanlarına olan ilgi artmıştır ve bu alanlar birer turizm çekiciliği haline gelmiştir.

Dünyada turizm sektörü içinde gittikçe artan bir öneme sahip inanç turizminde hac, güçlü sosyal, ekonomik, politik, kültürel sonuçlara sahiptir (Collins Kreiner, 2010). Bu yolculuklar Kudüs, Mekke, Medine, Santiago de Compostela, Vatikan gibi bazı ülkeler ve şehirler için birincil ekonomik faaliyettir. 2 milyondan fazla Müslümanın özel günlerde hac yaptığı tahmin edilmektedir ve İsrail’e giden turistlerin dörtte biri dini nedenlerle gitmektedir.

Türkiye’nin inanç turizmi açısından durumunu iki açıdan incelemek uygun olacaktır.1) Türk halkının yurtdışındaki inanç turizmi  2) Yabancı turistlerin Türkiye üzerinde gerçekleştirdikleri inanç turizmi
  1. Türk Turistlerin Gerçekleştirdikleri İnanç Turizmi
Türk turistlerin yurt dışında kutsal yerler olan Mekke, Medine, Kudus gibi kutsal yerlere olan ziyaret edenlerin sayısına ilişkin veriyi temin etmek mümkün değildir.
Ancak Diyanet İşleri Başkanlığının internet sitesinde 2017 yılında Hac ve Umreye giden kişilerin yaş gruplarına göre kişi sayısı yer almaktadır.Buna ilişkin tablo aşağıda yer almaktadır.

 
  Hacca gidenler Umreye gidenler
Yaş grubu Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın
Age groups Total Males Females Total Males Females
Toplam
Total
84.637 40.660 43.977 420.365 176.717 243.648
-20 318 173 145 26.743 13.592 13.151
21-25 151 66 85 15.511 7.129 8.382
26-30 549 306 243 16.736 8.189 8.547
31-35 1655 1030 625 20.878 11.104 9.774
36-40 3.331 1930 1401 26.943 13.578 13.365
41-45 4.917 2.583 2.334 30.107 13.789 16.318
46-50 6.405 3.192 3.213 33.713 13.097 20.616
51-55 10.868 4.790 6.078 47.599 17.051 30.548
56-60 13.566 5.993 0 49.780 17.714 32.066
61+ 42.877 20.597 22.280 152.355 61.474 90.881
 

2017 yılında 84.637 kişi Hac ibadetini, 420.365 kişi Umre ibadetini yerine getirmek üzere kutsal toprakları ziyaretini gerçekleştirmiştir.

Her yıl Hac ve Umre ziyaretine gitmenin maliyeti değişmekle birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlamış olduğu ücretlerden Hac ücretini ortalama 12.250 TL ‘yi dikkate aldığımız durumda 1.036.803.250 TL’lik bir hacme sahip olduğu hesaplanmaktadır.

Umre ziyareti için ücret her yıl değişmekle birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanmış ücretlendirme ortalama 1400 USD olarak hesaplamada kullanıldığı takdir Merkez Bankası yıl sonu USD kuru 3.7787 olarak dikkate alındığında kişi başı 5.290, 18 TL hesaplanmaktadır.

Umreye giden kişi sayısı olan 420.365 kişi için hesaplama yapıldığında 2.223.806.516 TL hacim hesaplanmaktadır.


2017 yılı için toplam Hac ve Umre ziyareti gerçekleştiren kişilerin 3.260.609.766 TL bir inanç turizm harcaması yaptığı görülmektedir.
 
  1. Türkiye’de Gerçekleşen İnanç Turizmi

Türk halkının Anadolu toprakları üzerinde uzun yıllardan bu yana sürdürdüğü yaşam biçimi ve ilgili dönemin özelliklerini yansıtan dini inançları, gelenek ve görenekleri, mimari ve sanat eseri günümüz turizmine önemli birer kaynak oluşturmaktadır.

Bunun yanı sıra ilkçağ uygarlıklarının Anadolu’da yaşam bulması, Hristiyanlığın ilk dönemlerindeki Havarilerin, Ortaçağ’da ise; Musevilerin bulundukları ülkelerde karşılaştıkları ağır baskı ve yok etme politikalarının sonucu olarak bu topraklara sığınmış olmaları dolayısıyla Anadolu, üç büyük dine (Müslümanlık, Hristiyanlık ve Musevilik) ait birçok kültürün doğduğu, geliştiği ve yayıldığı bir dini merkez konumuna ulaşmıştır (Kozak vd., 2010).


Anadolu’da inanç turizminin geliştirilmesi kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı da bir çalışma gerçekleştirmiştir. 1993 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, İnanç Turizmi Projesi adı altında; Türkiye’de üç semavi din bakımından inanç turizmi için çekicilik unsuru oluşturan değerlerin enventerini hazırlamıştır.
Buna göre; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’de üç semavi din açısından değerlendirilebilecek 316 adet kutsal yerin olduğu belirtilmiştir. (Zengin, 2010).


Ancak, Türkiye’de inanç turizmi adı altında geniş kapsamlı bazı faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar 1995 yılında başlamıştır. 1995-1998 yılları arasında çok sayıda tur operatörü, basın mensupları ve konu ile ilgili uzmanların katılımı ile inanç turizmi turları düzenlenmiştir.

Dünya Turizm Örgütü’nün tahminlerine göre dünya genelinde her yıl 300 milyon turist inanç merkezli olarak seyahat etmektedir. Bu seyahatlerle 18 milyar $ büyüklüğünde ekonomik bir pazar oluşmaktadır.

Bu istatistiklerle, inanç turizmi alternatif bir turistik ürün olarak ülke gelişimi için gelir potansiyeli oluşturacaktır. Ayrıca Dünya Turizm Örgütü yapılan bu araştırmalarla inanç turizminin de içinde bulunduğu turizm hareketlerinin 2020 yılında %20 artacağı öngörülmüştür (Zengin, 2010)





Türkiye; Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlaması açısından stratejik önemi olan bir ülkedir. Ayrıca on bin yıllık, tarihi ve kültürel birikime, olağanüstü doğal güzelliklere sahiptir.

Bunların yanı sıra, Müslümanlık, Hristiyanlık ve Musevilik gibi üç büyük dinin önemli merkezlerinin bulunduğu, farklı inançları olan insanların hoşgörü ve anlayış ortamında asırlardır birlikte yaşadıkları dünyanın en ilgi çeken ülkelerinden biridir (Serçek, 2011).

Ancak mevcut veriler dikkate alındığında Türkiye’ye son on yılda dini-hac amaçlı gelen ziyaretçilerin, toplam ziyaretçi sayısına olan oranın % 0,6’yı geçmediği tespit edilmiştir (TÜİK, 2012a).

Bu oran Türkiye’de inanç turizminin mevcut potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini göstermektedir.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum