YAŞAM ANCAK UMUT BİTİNCE BİTER
Reklam
Reklam
Dr. İnci TARI

Dr. İnci TARI

Ekonomi ve Medya Notları

YAŞAM ANCAK UMUT BİTİNCE BİTER

02 Temmuz 2019 - 20:34

YAŞAM ANCAK UMUT BİTİNCE BİTER
 
Sevgili ekonomidunya.com okurları, şimdi diyeceksiniz ki bu başlık da nereden çıktı. Bu başlığım mezuniyet yaklaştıkça gelecek kaygısı yaşayan öğrencilerime ve belki de hiç tanışmadığım tüm öğrencilere. Bu başlığım tüm karamsarlara.

Elbette yaşamın kolay olduğunu iddia etmem mümkün değil. Hayranlıkla dinlediğim Candan Erçetin’in Gamsız Hayat şarkısında da söylediği gibi “Çok mu dertsiz duruyorum uzaktan bakınca

Çok mu kalender sandınız dert anlatmayınca” sözleri birçok insan için doğru. Dört dörtlük hayat diye bir şey ancak masallarda.
Evet gençler ve ruhu genç olanlar yaşam, umudu ve kendinize güveni, çabayı hak ediyor. Kendi tabiatımdan ötürü insanları sevmeye meyilliyim ve baştan pozitif bakıyorum. Ama bu çabayı gördüğüm öğrencilerim de bana devam etmek için güç veriyor.

Daha önce fark yaratmak üzerine bir yazı yazmıştım. Bu yazımı bu eğitim-öğretim döneminde fark yaratan üç öğrencimden ilkine ithaf etmek istiyorum. İsim vermeyeceğim ama o eğer okursa kendini bilecektir. Diğer ikisini de bir sonraki yazıma saklıyorum:)

Fark Yaratan 1

Bu belki de hikayelerimin en küçüğü ama yine de beni çok mutlu etti. Fark yaratmakla ilgili yazımda en sıradan işi bile yapsanız kendinizden bir şey katın demiştim. Belki buna güzel bir örnek diyebilirim. Ekonomi Haberciliği dersimde basit bir ödev vermiştim öğrencilerime.

Ufak bir röportaj yapacaklar, röportajda insanlardan Türkiye ekonomisinin dünyada kaçıncı olduğunu tahmin etmelerini, böyle bir ekonominin döviz kurundan etkilenip etkilenmeyeceği ve seneye bu zamanlar döviz kuru ne olur sorusuna cevap arayacaklardı.

Öğrencilerin birçoğu klasik bir şekilde bu soruları sormuş, bazıları cep telefonundan benim verdiğim soruları okuyarak röportaj yapmaya çalışmışlardı.

Geçer not alır çalışmalardı belki ama hayal kırıklığına uğramadım desem yalan olur. Ta ki son ödevi izleyene kadar. Öğrencim normal ödevini eğlenceli bir üslupla yapmış ve son röportaj olarak kendisi bir çekim yapmış ve soruları benim derste öğrettiklerimle yanıtlamıştı.

Bununla da yetinmemiş bana teşekkür etmiş ve ileride benimle meslektaş olmayı istediğini söylemişti. Bu arada röportaj yapılanlarla ilgili de küçük bir not düşmeden edemeyeceğim.

Türkiye ekonomisinin dünyada kaçıncı olduğu konusunda birçok kişi kafadan sallarken, kişilerden bir tanesi bilmiyorum ama şöyle bir akıl yürütebilirim demişti: "G20 toplantısı ülkemizde de yapıldığına göre, ilk 20 içinde olmalıyız." Buna da pratik zekada fark yaratmak diyebiliriz.

Dediğim gibi fark yaratan 2 ve 3’ü bir sonraki yazımda anlatacağım. Ama bitirmeden önce başlığıma dönecek olursam benim 93 yaşında vefat eden babaannem bile son anına kadar yaşamdan umudunu kesmedi, gayretini esirgemedi.

Genç öğrencilerimden de umutlu olmalarını, özgüvenli olmalarını ama bu özgüvenin içini doldurmalarını istiyorum. İletişim, ilgi, öğrenme, teknoloji okuryazarlığı ise özgüvenin içini doldurmak için iyi birer başlangıç noktası. Umut var oldukça yaşam, yaşam var oldukça umut olmalı.

Sevgiyle kalın
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum