Trump- Medya Savaşları ve Basın Özgürlüğü
Dr. İnci TARI

Dr. İnci TARI

Ekonomi ve Medya Notları

Trump- Medya Savaşları ve Basın Özgürlüğü

12 Eylül 2018 - 20:50

 
 
Trump- Medya Savaşları ve Basın Özgürlüğü

Basın özgürlüğü üzerine akademik bir makale yazmıştım. Konu derin ve çok tartışmalı… Trump’ın Amerikan medyasıyla kavgasını artık sağır sultan bile duymuştur diye düşünüyorum. En son patlayan bomba New York Times’ın Beyaz Saray’ın içinden bir yöneticinin kaleme aldığı ve problemin temel nedeninin Trump’ın ahlak yoksunluğu olarak tanımlayan makale oldu. Tercüme hatası olmadığından emin olun ve kendiniz de kontrol edebilin diye İngilizcesini aynen kopyalıyorum. New York Times’da yayınlanan mektupta  “The root of the problem is the president’s amorality” diyor. Başkana yapılan bu açık eleştirinin yanı sıra New York Times eleştirisini esirgemiyor ve Trump’ı onayladığımdan değil ama kantarın topuzunu zaman zaman fazla da kaçırdığı oluyor. Trump ise medyayı, özellikle de NBC, ABC, CBS, The New York Times ve Washington Post gibi kuruluşları yalan haber yapmakla suçladı ve yalan haber toplumun en büyük düşmanıdır dedi. Basın da elbette boş durmuyor. 1974 yılında şimdiye kadar istifa eden ilk ve tek Amerikan Başkanı Nixon’un istifasına neden olan Watergate Skandalını ortaya çıkaran Washington Post gazetecilerden Bob Woodward şimdilerde Amerikan Başkanı Trump ile ilgili “Fear” yani Korku adında bir kitap yayınladı.
Özetle Amerikan basını adeta muhalefet partisi gibi çalışıyor, Trump da ateş püskürüyor. Akademisyenlik neye inanıyorsan veya ne düşünüyorsan bir de tersini düşünmeyi yani sorgulamayı gerektirdiği için ben neredeyse bu kavganın danışıklı dövüş olduğundan bile şüphe edeceğim. Ne de olsa izleyici için eğlenceli ve basına ciddi bir ilgi çekiyor. Karşılıklı bu tavırlar medya endüstrisini canlandırmak için olmasın diyesim geliyor J
Tüm bunlar bir yana insan başkana bile bu kadar rahat eleştiri yapılabilen bir ortamda sanıyor ki Amerikan Basını dünya basın özgürlüğünde birinci sırada. Böyle sanmak da doğaldır. Ama biraz sorgulayanlar benim de bu soruyu gündeme getirmemden yola çıkarak öyle olmadığını görüyorlar. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2018 yılı sıralamasına göre ABD, 45.sırada. Bunun nedeni ise 2018 yılında 4 gazetecinin tutuklanmış, 36 gazetecinin saldırıya uğramış, 5 gazetecinin öldürülmüş ve 14 gazetecinin mahkemeye davet edilmiş olması… Biz kaçıncı sıradayız konusuna girip polemik yaratasım yokJ Ama yaptığım akademik araştırmada dünya ekonomisinin A Takımı olarak adlandırabileceğimiz G7 ülkelerinden hiçbirinin basın özgürlüğünde ön sıralarda yer almadığını gördüm. G7 ülkelerinden en iyi durumda olan Almanya bile 15.sırada. Diğer G7 ülkelerinden Kanada 18, Fransa 33, İngiltere 40, İtalya 46, Japonya 67.sırada… Bu konuda iyi olan ülkeler ise Norveç, İsveç, Hollanda, Finlandiya, İsviçre gibi Avrupa ülkeleri ve bilmiyorum listeye nasıl girmiş Jamaika gibi küçük bir ada ülkesi. Yani büyük olmak, dünyanın dev ekonomisi olmak falan değil refah seviyesi, huzur ve kişi başına gelirin daha yüksek olması gerekiyor bu konuda anlaşılan. Merak eden olursa konuyla ilgili yaptığım akademik makaleye de bir göz gezdirebilir (http://www.ulakbilge.com/makale/pdf/1517568232.pdf) …

Sevgiyle Kalın
 
    

YORUMLAR

  • 0 Yorum