LİDER KADINLAR 1 PANELİNİN ARDINDAN
Dr. İnci TARI

Dr. İnci TARI

Ekonomi ve Medya Notları

LİDER KADINLAR 1 PANELİNİN ARDINDAN

29 Kasım 2018 - 22:06

LİDER KADINLAR 1 PANELİNİN ARDINDAN

27 Kasım Salı günü ekonomidunya.com’un düzenlediği  Lider Kadınlar 1 etkinliğinde
www.ekonomidunya.com  Genel Yayın Yönetmeni  Sn. Fevzi Köfteoğlu’nun özverili çabalarıyla
İstinye Üniversitesinde bir araya geldik.
Kadının girişimcilikten tutun da turizme, turizmden tutun da sanata her alandaki rolünü tartıştık. Kadınların iş hayatındaki etkinliğini artırmak için pozitif ayrımcılık yapılmalı mı yapılmamalı mı, işinde çok iyi olan bir kadının geç olsa da keşfedileceği görüşünü destekledik bazılarımız. Hükümetlerin kadınları ekonomiye kazandırmak için neler yapması veya yapmaması gerektiği de gündemimiz içinde yerini aldı. Yönetici kadınların pek de azımsanmayacak oranda karşılaştıkları cam tavan sendromundan bahsettik ki bazılarımız bunu yaşamış bazılarımız ise yaşamamıştı.
Bana soracak olursanız benim iş hayatımı ikiye ayırmam mümkün diyebilirim. Akademisyenlik Öncesi ve Akademisyenlik Sonrası… A.Ö. ve A.S. anlayacağınız. Akademisyenlik öncesinde çalıştığım kurumlar Türkiye’nin en medeni şirketlerinden iki tanesiydi. Bir tanesini uluslararası bir şirket olmasına, ötekini ise kadın bir patron tarafından yönetilmesine bağlayabilirim. Kendi namıma hiçbir zaman kendimi bir erkekten farklı veya eksik görmedim ve çok fazla ayrımcılığa uğradığımı iddia edersem haksızlık olur. Ama yine de zaman zaman kadın olmaktan mütevellit ikinci plana atılmadım desem de yalan olur. Yine de yılmadım ve panelde İSTODER Başkanı Sn. Selda Ok’un da ifade ettiği gibi işimi iyi yapmaya devam ettim ve uzun vadede de başarılı bir çizgiyi korudum, girdiğim her ortamda kısa sürede fark edilmeyi başardım. Kendimi kadın ya da erkekten çok nitelikli ve çalışkan bir insan olarak görüyorum öncelikli olarak… Akademisyen olarak ise belki çalıştığım üniversitenin olumlu tavrından belki benden belki her ikisinden de kaynaklıdır kadın olduğum için hiçbir olumsuz tavrın zerresini bile görmedim. Farklı kuruluşlar adına veya meslek grubu adına elbette bir genelleme yapmam doğru olmaz. Ama eşit sorumluluk paylaştığım, eşit unvana sahip olduğum erkek meslektaşımla eşit tutuluyorum. Herkes böyle ortamlarda bulunacak kadar şanslı olmayabilir, bunun da farkındayım.
Panelde bana yöneltilen sorulardan biri “sizce kadın evde oturuyor olsa bile lider olabilir mi, ekonomiye katkısı olabilir mi?” oldu. Size saçma gelebilir ama cevabım tereddütsüz evet idi. Evde oturan bir kadın ev işlerinde mi lider olacak diyenleriniz olabilir ama bence yanılmış olur. Ailesine liderlik edebilir, komşularına liderlik edebilir, ev ekonomisine liderlik edebilir. Asla evde oturmayı teşvik edecek bir şey söylemek istemiyorum yanlış anlaşılma olmasın. Ama panelde açılış konuşmasını yapan İstinye Üniversitesi Rektörü Sn. Melih Bulu’nun da ifade ettiği gibi liderliğin iki yönü var: doğuştan olanı ve eğitimle geliştirilebilmesi. Dolayısıyla evde oturan bir kadında da pekâlâ doğuştan liderlik yönü olabilir. Ya bunun ekonomiye katkısı nedir derseniz: eğer bir eğitimi varsa çocuğunun öğretmeni olabilir, eğer eğitimi yoksa bile evladına sevgiyle bakarak, bir bakıcıya bırakmayıp bu hizmeti kendi yerine getirerek ekonomiye özellikle de aile ekonomisine katkıda bulunması mümkündür. Örnekleri çoğaltmak mümkün…
Elbette bizim konumuz ekonomiye yön veren kadınların artması ve artması için ne yapabiliriz sorusu. İşin ilginç tarafı her alanda öncü görünen Batı toplumlarının da bu konuda bizden üstün bir yanı yok. Yani yok birbirimizden farkımız durumu… Benim görüşüm bu durumu biraz daha makul bir düzeye çekmek için hükümet politikalarında ufak bir pozitif ayrımcılığın hiçbir zararı olmayacağı yönünde. Örnek vermem gerekirse SPK’nın Kurumsal Yönetim Endeksinde bulunan şirketler için kadın yönetim kurulu üye sayısının toplam sayının en az üçte bir olma şartını koyması başka alanlarda da özlenen bir uygulama. Neden olmasın? En azından herkes kadının iş hayatında hiç de eksikliği olmadığını yaşayıp görene kadar biraz destekleyici uygulama olsa fena mı olur.

Bir sonraki yazımda dünyaya yön veren kadınlardan söz edene kadar şimdilik hoşça kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum