Reklam
Dr. İnci TARI

Dr. İnci TARI

Ekonomi ve Medya Notları

Fark Yaratmak

09 Haziran 2019 - 23:35

Fark Yaratmak

Okuyanlar hatırlayacaktır, geçen yazımda başarının tanımını yapmaya çalışmıştım. Başarılı olmak isteyen için tanım yapan da formül veren de çok.

Elbette çok çeşitli faktör ve bu faktörlerin de çok farklı bileşimleri var… Hatta başarı da göreceli bir kavram, kime göre ve neye göre diyebilirsiniz. İş yaşamında mı, aile hayatında mı, bireysel kendinden memnuniyet halinde midir başarı? Aldığımız ödüller mi, sahip olduğumuz unvanlar mı, ya da herkesin bizi sevmesi mi? Doğruyu sorarsanız ben de bilmiyorum.

Belki hepsi, belki hiçbiri, kişiden kişiye değişir belki de. Her şekilde sihirli kelime bence fark yaratmak. Bir kişinin hayatı ya da toplum için fark yaratmak, dünyanın en klasik işini yapıyor dahi olsanız fark yaratarak icra etmek, belki bir icatla fark yaratmak.

Gelecek için kendi kendime ve öğrencilerime sık sık yinelediğim söz “fark yaratmak lazım”. Sadece gençlerin mi fark yaratması gerek derseniz yakında iş hayatına atılacak olanlar onlar olduğu için öncelikli olarak onlar diyebilirim. Ama meslek hayatını yarılamış hatta biraz da geçmiş olan bizlerin de bu ihtiyacın farkında olması şart.

Kendi namıma bir hoca olarak yakın zamanda liselilere verdiğim 1-2 derste gözlemim şu ki sorgulayan ve soru soran keskin zekalı bir nesil geliyor ve onlara faydalı olmak istiyorsak fark yaratmak bizim için de şart. Yani ben böyle öğrendim, böyle uygularım dersek yakında dinleyen kalmayabilir. Lütfen bana kızmayın bu sözlerim için.

Bahar döneminde verdiğim inovasyon ve girişimcilik dersinde anlatırken çok güldüğüm bir bölüm var, sizlere de aktarmak istediğim.

Girişimci olarak başarılı olmuş kişileri diğer kişilerden ayıran çok önemli bir özellik var. Nedir diyecek olursanız “girişimci gözü”. Girişimci gözüne sahip olan kişiler, bakmak ve görmek arasındaki farkı bilen, fırsatları sezen ve inançla üzerine gidebilen insanlar.

Girişimci gözüne sahip insanlar, fark yaratma konusunda vizyona sahip, saçma kelimesini sözlüklerinden çıkarmış ve başkalarının morallerini bozmasına izin vermeyen kişiliğe sahipler. Bu alanda yapılacak her şey yapılmış, geriye hiçbir fırsat kalmamış masalına inanmayan kişiler.

Eğer böyle kişiler olmasaydı dünya nasıl bir yer olurdu bilemiyorum. Tabi bunların gülünecek bir tarafı yok, esas gülünç olan kısım dersi hazırlarken bulduğum bazı özlü sözler:
≠ 1899 yılında Amerikan Patent Dairesi Başkanı Charles H. Duell demiş ki “Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey icat edildi.” (Buna kocaman bir kahkaha atıyorum)
≠ Film endüstrisi yöneticisi Harry M. Warner’dan sesli film hakkında “artistlerin konuşmalarını kim duymak ister ki” incisi :)
≠ 1977 yılında bir bilgisayar şirketinin başkanı olan Kenneth Olsen’ın “insanların evlerinde bilgisayar bulundurmaları için herhangi bir neden göremiyorum” özdeyişi mi desem...
Sözün özü her zaman yapılacak yeni bir şey, bakılacak yeni bir bakış açısı veya mevcut bir işi daha farklı yapmanın bin bir yolu vardır diyorum.

Yeter ki bakmakla kalmayıp görmesini bilelim.

Sevgiyle kalın
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum