Ekonomi ve Renkler
Reklam
Dr. İnci TARI

Dr. İnci TARI

Ekonomi ve Medya Notları

Ekonomi ve Renkler

14 Kasım 2018 - 21:32

Ekonomi ve Renkler
 
Şimdi ekonomi ve renkler diye başlık atınca sanacaksınız ki ekonomide pembe bir tablo mu var kara bir tablo mu ondan bahsedeceğim. Ama yanıldınız sizinle okuduğum ve öğrenmekten keyif aldığım başka bir bilgiyi paylaşmak istiyorum bugün.
Dünya internet istatistiklerini veren bir web sitesi var. Anlık olarak dünyada kaç milyar insanın internete erişimi var, bunların ne kadarı hangi kıtada canlı olarak paylaşıyor. Bunu canlı olarak ölçmenin bir mekanizması var mı yoksa istatistiki olarak saniyede kaç kişi ekleniyor oradan hesaplayarak sembolik olarak mı veriyorlar bilmiyorum.
Ama faydalı bir site. Bunun konumuzla ilgisi nedir diyecek olursanız bu sitenin yolladığı haber bültenlerinden birinden öğrendim ekonominin renklerini ve internette şöyle bir arayınca toplu olarak konudan bahseden Türkçe bir yazı bulamadım ve paylaşmaya değer buldum.
Sakın bana hiç işin yok mu manyak mısın demeyin… İşim gereği meraklıyım ve yeni şeyler öğrenmeyi bunu da paylaşmayı seviyorum. Meslek hastalığı diyelim. Haber bültenini yollayan (yazarı mı tam emin olamadığım için yazarı demiyorum) Enrique de Argaez’e de teşekkürü ihmal etmeyelim.
Şimdi gelelim şu renkler meselesine… Dünya ekonomisini tanımlayan renkler yeşil, mavi, turuncu, gri, siyah ve beyaz… Yeşil ekonomi deyince lütfen olayı dini meselelere çekmeyelim.
Burada kastedilen çevre ve iklim. Çevre ve iklime zarar vermeden sürdürülebilir büyüme sağlamak. Avrupa Çevre Ajansına göre yeşil ekonomi, çevresel riskleri ve ekolojik kısıtlılıkları azaltırken insanlığın yaşam şartlarını ve sosyal adaleti geliştiren bir ekonomi çeşidi… Hürriyet’te yer alan bir habere göre ise çevreye daha duyarlı modellere yatırım yapılması halinde 30 milyon yeni iş fırsatı doğabilecek ve yazılımcıya, enerji tüketiminin ölçümü konusunda uzmanlaşan mühendislere, atık yönetiminde uzman mühendislere, su gibi kısıtlı kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayacak mühendislere, hibrit ve elektrikli otomobillerin mekaniği konusunda uzmanlaşan yetkin kişilere, çevreye daha duyarlı yapılar tasarlayacak tasarımcılara ihtiyaç artacak.
Yeşil ekonominin ardından mavi ekonomi geliyor.
Mavi ekonomiyi tahmin etmek çok da zor değil. Birçok insan için mavi ekonomi sürdürülebilir olsun veya olmasın ekonomik gelişmede denizleri ve denizlerin sunduğu kaynakları temsil ediyor. Uluslararası ticaret açısından önemiyle okyanusların da kuşkusuz bu ekonomide payı büyük. Yeşil ekonomi ile mavi ekonomi aslında birbiri ile gayet yakından ilintili. Okyanusların ve denizlerin korunması ve sürdürülebilirliği yeşil ekonominin en büyük dertlerinden biri…
Buraya kadar tahmin edilmesi kolaydı. Peki turuncu ekonomi desem kaç kişi bilir ne olduğunu. Google’dan turuncu ekonomi deyince çıkan sonuç portakal haberleri. Bir de reklam yapıyor demezseniz İNG Bank…Halbuki turuncu ekonomi deyince düşünülmesi gerekilen Yaratıcı Ekonomi.
Yaratıcı ekonomi ne ola ki derseniz eğer bireysel yaratıcılık, yetenek ve kabiliyet içeren ve bağlantı içeren her türlü sektör anlaşılabilir. Burada bağlantı ile kastedilen daha çok internet diye anlıyorum. Bu ekonomin zenginlik ve yeni iş sahası yaratma gücü fikri hakları ticari kabiliyete dönüştürmekten geçiyor. Turuncu ekonomiyi sosyal ve dijital uçurumu kapatmaya yarayan bir sosyal entegrasyon aracı olarak görmek de mümkün.
Beyaz ekonomi deyince sakın yanlış anlaşılmasın yine… Elbette bağımlılık yaratan beyaz maddelerden bahsetmiyoruz. Burada akla gelmesi gereken beyaz saçlar yani belli bir yaşın üzerindekileri daha çok ilgilendiren sektörler.
Gerçi kozmetik endüstrisi sağ olsun insanlar istese ortalıkta beyaz saç kalmayacak (bazıları ben natürel olacağım diye ısrar etmese kim yaşlı kim genç anlaşılmayacak)  ama siz ne dediğimi anladınız. Beyaz ekonomi deyince tüm sağlık sektörü ve kişisel bakım hizmetlerini içeriyor. Kişisel bakım derken de makyaj anlamamak şartıyla elbette. Hasta olanlar, çeşitli engelleri olanlar, yaşlılar kapsam dahilinde. Endüstri olarak da tıp ve ecza endüstrisi, biyomedikal mühendisliği, tedavi ve teşhis cihazları da beyaz ekonominin kapsamında.
Ekonomide gri ve siyah deyince renklerin de ima ettiği üzere işler karanlıklaşıyor. Gri göreceli olarak biraz daha masum. Gri endüstri deyince gayri resmilik içeriyor.
Yani ne yasak olan ne de çok kabul gören faaliyetler anlaşılmalı. Vergiye ve denetime tabi olmayan, hiçbir ülkenin GSYH’sinde yer almayan ekonomi çeşidi. Bizde sıkça kayıt dışı ekonomi olarak bahsedilen merdiven altı üretim de diyebiliriz buna ve GSYH’nin %30’lar civarında. Siyah ya da kara ekonomi dediğimizde ise ismin de çağrıştırdığı üzere kara para faaliyetleri ve tamamen kanun dışı ekonomi söz konusu. Allah tüm ülkeleri bu iki ekonomiden esirgesin demeli sanırım.
Sevgiyle kalın

YORUMLAR

  • 0 Yorum