Diyarbakır'ın Başarısı, Amerika'nın ZIP'e Göre...
Reklam
Reklam
Doç.Dr Adam Çelik /  Washington /AMERİKA

Doç.Dr Adam Çelik / Washington /AMERİKA

Amerikan Rüyası

Diyarbakır'ın Başarısı, Amerika'nın ZIP'e Göre Eğitim Sorunu ve Amerikan Ekonomisinin Geleceği

17 Nisan 2021 - 13:07

Diyarbakır'ın Başarısı, Amerika’nın ZIP’e Göre Eğitim Sorunu ve Amerikan Ekonomisinin Geleceği

Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’dan üç öğrencimizin Amerika’nın en prestijli okullarından Harvard
ve Brown Üniversitelerine tam burslu kabul edildiklerini duyunca çok sevindik ve gururlandık.


Amerika’nın en büyük iki toplumsal sorunu ne diye sorsalar herhalde eğitim ve sağlık derdim. Pandemi döneminde Amerika’nın özellikle halk sağlığında, temel sağlık hizmetlerinde gelişmiş ülkelerin ne kadar gerisinde olduğu ortaya çıktı. Bu ayrı bir yazının konusu olabilir.Bugün gündemimiz olan eğitim sorunu, Amerika’nın bu yüzyılda ekonomik rekabetçiliği ve bir anlamda mevcut hegemonyasını koruması ile de doğrudan ilgilidir.

Benim çok sevdiğim bir ilimiz olan ve birçok insanın kafasında refah düzeyi ve sosyal imkânlar açısından geri kalmış izlenimi oluşturmuş illerimizden olan Diyarbakır’dan üç gencimiz Harvard’da eğitim şansı elde ederken bu imkân Amerikalılar için göründüğünden daha zor olabilir.

Geçtiğimiz yıllarda Amerikalı bir arkadaşım, Amerika’daki yabancıların kendi ülkelerindeAmerikan vatandaşlarına göre daha iyi eğitim alıp göçmen olarak mevcut iş gücünü karşıladığından bahsetmişti. Gerçekten de Türkiye gibi ülkelerin top üniversiteleri lisans düzeyinde Amerika’nın top üniversiteleri düzeyinde eğitim veriyor. Üstelik birçok Amerikalı eğer orta sınıfın altında bir aileden geliyorsa normal bir üniversiteye gitmekte dahi zorlanıyor. Öncelikle ekonomik anlamda ortanın altında bir ailenin bulunduğu bölgede ilk ve orta okullar felaket olabiliyor. Birçok siyasetçi gibi New York eyalet valisi Cuomo da Amerika’da insanların oturdukları bölgeyi ifade eden posta koduna (ZIP) göre çok erken yaşta geleceklerinin çizildiğini yakın geçmişte anlatmıştı.

Bu okullarda eğitime başlayan çocuk eğer özel parlak bir öğrenci değilse normal bir üniversiteye gitme şansı dahi bulamıyor. Üstelik bu çocuklar 18 yaşını tamamladıklarında genelde hayatlarını kazanmak zorunda kalıyorlar.Üniversite ücretleri Amerika için hemen komşusu Kanada’ya kıyasla en az beş misli pahalı durumda. Amerika’da toplumsal sınıfların bu şekilde eğitime erişimle şekillendiğini söyleyebiliriz.

Eğitimdeki bu durumun Amerika’nın ekonomik rekabetçiliğini koruması ve sosyal istikrarı ile doğrudan ilişkisi var. Amerika, bugüne gelinceye kadar eğitimli nüfus açığını her düzeyden ve eğitimden göçmenlere ülkede yasama, oturma, çalışma imkânı vererek çözmüştü. Biden gibi göçmen politikaları konusunda; olumlu anlamda Trump’ın tam karşıtı konumda yer alan bir başkan yönetimde olsa da Amerika geleneksel göçmen politikasını devam ettiremeyebilir. Göçmenlik politikasına aynı şekilde devam edilmesi ülke içinde işini kaybeden beyaz yakalı ve az eğitimli Amerikalı kitlenin kaçınılmaz olarak tepkisini çekecektir. Bu kitleyi ve tepkilerini en son kongre baskınında görmüştük.

Amerika’nın ekonomik rekabetçiliği ile doğrudan bağlantılı küresel hegemonyası için de en kritik konulardan biri teknolojik üstünlüğünü koruması ve bunun için her düzeyde eğitim kalitesini yükseltmesidir. ABD resmi olarak yapay zekâ gibi stratejik ve ileri düzeyde olduğu konuda dahi Çin’in, mevcut teknolojik gelişmeyi
10 yıl gibi bir sürede yakalayabileceğini açıklıyor. Yine, ABD Başkanı Biden, Çin başkanı ile görüşmesinden sonra ABD olarak elimizi çabuk tutmazsak Çin masamızdaki yemeği alacak demişti.

Amerika, Çin’den ithalatını azaltmaya çalışan bir ülke olarak kendi içinde daha fazla teknolojiden faydalanarak üretim yapmalı ve kendi içinde yeni bir Almanya modeli geliştirmeli. Bunu gerçekleştirmek için daha fazla oranda her düzeyde eğitimli nüfusa ihtiyaç var. Aslında geçtiğimiz günlerde Biden’in açıkladığı altyapı yatırımlarını destekleyecek program bunun ilk ayağını oluşturuyor.

Özetle Amerikan ekonomisinin mevcut hegemonik gücünü muhafaza etmesi içinülkelerin tarihi için oldukça yakın bir zamanı tasvir eden 10 yıl gibi bir süresi kaldı.

Amerika, konumunu muhafaza etmek için çok daha rekabetçi teknolojilerle şirketler için politikalar
uygulamalı ve bu dönüşümün en önemli ayağı eğitim olmalı. Gerçekleştirilmesi gereken teknolojik dönüşüm için de çok az zaman olduğu söylenebilir.
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum