ZAYIFLAMAK İÇİN OOLONG ÇAYI
Dilek Kiremitçi

Dilek Kiremitçi

Birde Benden Dinleyin

ZAYIFLAMAK İÇİN OOLONG ÇAYI

04 Ekim 2017 - 23:58

ZAYIFLAMAK İÇİN OOLONG ÇAYI

 

LATİNCE ADI:  Camellia sinensis 

FAMİLYASI:Theaceae

YÖRESEL ADLARI: oolong çayı

YETİŞTİĞİ YERLER:  Daha çok Çin, Tayvan ve Japonya gibi Asya ülkelerinde tüketilir. Zaten anavatanı Çin ve Japonya olarak bilinir.

ETKEN MADDESİ:Kafein,teobramin,teofilin,tanen.

NERELERDE KULLANILIR : Bu çay metobolizmanın hızlanmasına da etki eder.

Bu nedenle kilo vermek isteyenler açısından da tüketilir.

İçeriğinde bol miktarda antioksidan bulunduran oolong çayı, bu sayede kolestrolü düzenler ve kan şekerini dengeler.

Kötü kolestrol değerini yükseltirken iyi kolestrol değerlerini artıran bu çay bu özelliği dolayısıyla damar tıkanıklığına sebep olan kolestrol birikmesini de önler.

Bunun dışında oolong çayı, hipertansiyona yani yüksek tansiyona yakalanma riskini de büyük ölçüde azaltır. Oolong çayının diğer bir faydası ise vücudun toksinlerden arındırılmasını sağlamasıdır.

Böylelikle daha güzel bir cilde sahip olunmasına da yardımcı olur.

İçeriğinde barındırdığı antioksidanların etkisiyle birçok kanser türünün oluşumunu da engeller.

Bunun dışında vücudun su ihtiyacının karşılanmasında ve susuzluğun giderilmesinde de fayda sağlar.

Ayrıca diş sağlığının korunmasında da faydaları olduğu bilinen oolong çayı diş çürüklerinin oluşmasını da önler. Ağız sağlığının korunmasında da etkilidir.

Oolong çayı vücut direncinin arttırılmasında ve daha enerjik hissedilmesinde de yardımcı olur.

Bu nedenle düzenli olarak içilen oolong çayı daha zinde hissedilmesini sağlar.

·         Kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar

·         Kolesterolü düşürür

·         Antioksidan bakımından zengindir

·         Kan şekerini dengeler

·         Kilo vermeye yardımcı olur

·         Toksinlerin atılmasını sağlar

·         Cildin görünümünü geliştirir

 

NASIL HAZIRLANIR: Öncelikle demliğin tabanını tamamen kapatacak şekilde bu çayın yaprakları sıra sıra yerleştirilir. Ardından kaynamış su demliğin üzerine dökülür ve kapağı kapatılarak yaklaşık olarak 5 dakika kadar demlenmeye bırakılır.

Bu arada oluşan kabarcıklar yüzeyinden bir kaşıkla veya demliğin kapağı ile alınır.

Çay demlendikten sonra içilebilir.

Ancak demliğin en alt tabakası en yoğun olan kısım olduğu için bardaklara eşit oranlarda konulmasına dikkat edilmelidir.

Bu tarif 4 kişi içindir. Eğer bir kişi içecekse

KULLANIM MİKTARI: 1 büyük su bardağı için 1.5 çay kaşığı oolong yaprağı kullanılmalıdır.

YAN ETKİLER: Her güzel şeyde olduğu gibi oolong çayının da olumsuz yanları vardır.

Yani bazı yan etkilere sahiptir.

Öncelikle oolong çayı, içerdiği kafein nedeniyle aşırı tüketilmesi halinde çarpıntı yapabilir.

Bunun yanında baş dönmesi , mide bulantısı gibi başka yan etkiler de görülebilir.

Ayrıca idrar söktürücü etkisi nedeniyle gereğinden fazla içildiğinde vücuttan aşırı su kaybına sebep olabilir.

Bu da sağlık açısından çok ciddi sorunlara yol açabilir.

Bunun dışında hamilelik sürecindeki bayanlar ile bebek emziren bayanların da bu çayı tüketilmemesi önerilmektedir.

Bunun için hamileler ve emziren bayanlar ile başka bir rahatsızlığı olan kişiler bir doktora danışmadan bu çayı tüketmemelidir.

 Alkoloidlerden dolayi uyarici v e diiiretik , tanenden dolayi da kabiz etkilidir .

Uzun siire ve fazla çay kul1anan1arda , bir çeşit kronik entoksikasyon gorlür.Uykusuzluk , iştahsizlik , zayiflama ve sinirlilik halleri ile kendini gostere n bu zehirlenmeye teizm denir .

 

KLİNİK ÇALIŞMALAR: Yeşil Çay Özütü Epigallocatechin-3-gallate ile Tedaviyi Takiben Kronik Lenfositik Löseminin Tam ve Dayanıklı Molekül Remisyonu Olgusu.

 

48 yaşında, kronik lenfositik lösemi tanısından 20 yıl sonra tam bir moleküler remisyona sahip olan ve yeşil çay özü epigallicatechin-3-gallate kullanan bir olgu sunmaktayız. Hasta 28 yaşında lenfositoz, hafif anemi, hafif trombositopeni ve büyük splenomegali ile splenektomi yapıldı. Sonra bekleyişle takip edildi. Önümüzdeki yirmi yılda iki semptomatik kronik lenfositik lösemi ile ilgili olay yaşadı. Birincisi, ateşten, gece terlemelerinde ve orta dereceli anemide ortaya çıktığı zaman tanıdan 12 yıl sonra (40 yaşındayken) meydana geldi. Kronik lenfositik lösemiye sekonder olarak otoimmün hemolitik anemi teşhisi kondu. Hasta konvansiyonel tedaviyi bir diyet, egzersiz ve ek rejim lehine reddetti; Ve altta yatan kronik lenfositik lösemi belirgin kaldığı halde otoimmün hemolitik anemiden kurtuldu. Bu, bir yetişkinde sekonder otoimmün hemolitik anemiden "spontan" iyileşmenin ilk yayınlanmış olgu sunumu. Kronik lenfositik lösemi tanısından sonraki ikinci on yılda, seri kemik iliği biyopsileri, minimal periferik lenfositoz ile birlikte artan lenfositozu gösterdi. Bununla birlikte, tanıdan yirmi yıl sonra, periferik lenfositoz hızlanarak beyaz kan hücresi sayısı 55.000 / μL'ye yükseldi. Hasta konvansiyonel tedaviyi reddettiği için yüksek dozlarda epigallocatechin-3-gallate, yeşil çay özütü içeren bir ek rejimle tedavi edildi. Periferik lenfositoz çözüldü. Daha belirgin bir şekilde, akış sitometrisi de dahil olmak üzere bir kemik iliği muayenesi, Malign bir klona dair bir kanıt göstermedi. İki yıl sonra (51 yaşında) periferal kan ve kemik iliği, kronik lenfositik lösemi veya herhangi bir malignite hakkında moleküler kanıt bulamadılar. Hasta 52 yaşında iyi kalır.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum