ALTIN ÇAĞIN BAŞLANGICI
Reklam
Didem Çakırlı

Didem Çakırlı

ENNEAGRAM

ALTIN ÇAĞIN BAŞLANGICI

24 Nisan 2020 - 14:59

ALTIN ÇAĞIN BAŞLANGICI

İnsanın var oluş sebebinde ki ilk tepkime ayakta kalarak yaşamaya çalışmaktır. Sonra barınma ve güvenme gereksinimine ihtiyaç duyar.


21. yüzyılda, Teknoloji altın çağını yaşarken bazı alışkanlıklarımızın  diğer gelişmelerin önüne çıktığı gerçeğini görüyoruz.
Şu an İçinde bulunduğumuz küresel ekonomik kriz, ayrıca Dünyayı hapseden salgın bizi değişim ve dönüşüme teşvik ediyor. Altın çağın mücbir devrimi ile beraber, Ulusumuzun geleceğini, gerçek emek ile uğraşacakları bir döneme doğru hızla hazırlarken, ekonomide yakalanması hedeflenen altın çağı Cumhuriyet tarihinin
en önemli yapısal dönüşüm hamlelerinden biri olduğunu, globalleşen Dünyaʼnın nabzında hissediyoruz. Bu durumda bizlere tüm Ülkelerin kendi ihtiyaçlarını, kendi topraklarında üretim yapma konusunda daha egemen bir politika izlemeleri konusunda Bilgi veriyor.

-TÜRKİYE  ALT YAPI OLARAK  HAZIRLANMALI
Türkiye psikolojik, sosyolojik açıdan Uluslararası rekabet de güç kazanmak için geliştirilmelidir. İlk öncelikli olarak, teknolojik ürün ve markalarını, araştırma ve yenilik merkezlerini güçlendirme ayrıca nitelikli eleman ve girişimci sayısını artırılarak aynı çatı altında toplamalıdır. Türk girişimcilerini Yerli üretim konusunda bilgilendirilmeli ve Arge planının öne çıkması Sağlanmalıdır.

Türkiye ekonomisinin dengelenmesi ve gelecekteki dönüşümüne hazır hale getirebilme kapsamında ki Dijital dönüşüm, Organizasyon şemaları ile kurumsal olarak düzenlemelere gidilmelidir. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bu günlerde kurumsallık ön plana çıkarılmalıdır.

Doğru sistem ve analiz ile Ulusumuzun Ticari  Yükümlülüklerini Yerine getirerek ve  El ele verip bu kötü günleri de arkada bırakıp, istihdamımızı gelecek nesillere aktarmalıyız.

-DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Küresel ve Teknolojik yeniliklerin istihdam üzerindeki değerlendirme planı yapılırken aynı zamanda; Doğru bir organizasyon şeması
oluşturulup, üst yönetim liderlik kapasitesi ön plana çıkartılarak, sürdürebilirliği ciddiye alınmalı ve arka planında son derece ciddi analiz  ve  geleceğe yönelik strateji planı yapılmalıdır. Organizasyon şemalarında, hangi yöneticinin hangi pozisyonda daha etkili olacağı düşünülürken, işin gereği, pozisyonun görev tanımı ve pozisyonun
gerektirdiği kişilik özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır.
Kurumsal entegrasyon yönetim sistemi ile Teknolojinin gelişmesi sonucu artık veriyi merkezi sistemlere kaydetmek zorunda değiliz. İstediğimiz her veri kümesinin dilediğimiz sayıda kopyasını çıkartarak ve bu kopyaları dağıtarak saklamamız mümkün.
Ülkemiz adına büyük bir fırsat olan blockchain yöntemine entegre olup, daha fazla ArGe, iş birliği, bilgi paylaşımı yapmak, daha çok eğitim ile insan kaynağı yetiştirebilmemiz son derece önemli. Böylelikle; Kuruluşlarımızın stratejik yönetim kültürü ve alt yapısı ile gelecek nesillere taşınması, ülke ekonomisine istihdam sağlayacaktır.  

-DİJİTAL DEĞİŞİM
 Dünya genelinde kaydedilen her gelişme beraberinde değişim süreci getirir.
Özetle dijitalleşme Altın çağın başlangıcı olarak kabul bulurken, Dünya küresel Devrimini blockchain teknolojisinin getirdiği fırsatları bize sunuyor. Finans, sağlık, bilim, sanayi gibi farklı sektör ve alanlarda hayatımızı kolaylaştırmayı ve iş yapış şekillerimizi
değiştirmekte olduğumuzu ayrıca Tedarik zinciri yönetimi, hammaddeden nihai tüketiciye kadar uzanan mal, hizmet ve bilgilerin depolanması, taşınması, dağıtımı ve kontrolü gibi faaliyetler serisini kapsayan bir sürecin yönetilmesini ifade etmektedir. Tedarik zincirinde, özellikle depo otomasyonu için kullanılan yapay zekâ sistemleri de yanlış
ürün gönderme sorunun azaltmakta ve ürünün depodan çıkma süresini oldukça kısaltmaktadır. Bu çalışmanın amacı; Tedarik zinciri yönetiminde yapay zekâ kullanımının faydalarından tam olarak yararlanmak için, tedarik zinciri aşamalarında problemleri çözme de en uygun olan yapay zekâ tekniklerinin kullanılmasını teşvik etmektir.
Gelecekte olacağımız yeri, bugün yaptıklarımız ve işimizi yapış şeklimizle belirleriz.
İnsanın umudu zayıflasa da, umut tohumda gizli.
Yüzbinlerce tohuma gebe tek bir AĞAÇ, çölleşen dünyada ne değeri olduğunu? O bir ağacın verdiği bir meyveyi yiyene, o ağaçta yaşayan türlü canlıya, huzur ve ferahlık dolu gölgesine sığınan
TÜRK nesillerine sorsun. Son olarak devrim niteliğinde ki Türk markalarımızı Dünyaʼya tanıtma, Uluslararası dış ticaret ağı entegrasyonumuz ile ilgili bu yolda tekrar TARİH yazacak tüm Liderlerin hikayelerine selam olsun. Biz bize yeteriz Türkiye...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum