Katılım Bankacılığı Hakkında (2): İnsan Kaynakları…
Cenk Ali Nevruz

Cenk Ali Nevruz

“Miskin Hane”

Katılım Bankacılığı Hakkında (2): İnsan Kaynakları…

24 Aralık 2017 - 22:21

Katılım Bankacılığı Hakkında (2): İnsan Kaynakları…   Azizim bu yazımda da katılım bankacılığı üzerine birkaç söz söylemek yerindedir diye düşünüyorum. Böylece bir önceki yazımda değinerek geçtiğim bazı konulara daha fazla temas ederiz. Bu başlıkta insan kaynakları olsun istedim. Ama doğrudan insan kaynaklarından bahsetmek yerine bazı gelişmeleri hatırlatmayı daha faydalı buluyorum…  Katılım bankaların ana hedef kitlesi kimdir şeklinde bir soru sorsam, kahir ekseriyet mütedeyyin kesim diyeceğini tahmin ediyorum. Mevduat ile tahminler doğru ancak ilginç bir gerçek Müslüman olmayan iş adamlarının tercih ettiği bankalar arasında katılım bankaların niceliksel olarak daha baskınlar. (Bunu banka sayısının azlığından ortalamaya etkisi diye açıklamaya kalkacak arkadaşlar için bir kolaylık yapalım: Hiç çalışmayan ve çalışma büyüklüğü sınırlı olan bankaları da hesaptan düşerseniz istatistik değişmiyor…) Peki ya yöneticiler? E, kendileri ana hedef kesimi mütedeyyin ise, yöneticilerin de mütedeyyin olması beklenmez mi? Şimdi birkaç örnekle bu mütedeyyin arkadaşların genel tutumuna bakalım. Böylece insan kaynakları alanında nasıl pozisyon alabileceklerini öngörebiliriz diye düşünüyorum azizim… Türkiye Finans’ın mali verilerini takip ettiysen azizim, bu yılın birinci döneminde zarar niteliğinde kredileri 800 Milyon TL’yi aştı. O tarihli artış ise 100 Milyon TL (Kabaca 8’de 1’i) Türkiye Finans ne yaptı? Takipteki krediler portföyünün 51 milyon 253 bin liralık kısmını 25 milyon 780 bin liraya sattı. (14 Mio TL peşin, 11,75 Mio TL vadeli)  Peki insan sormaz mı arkadaş krediler bir ayda takibe gitmiyorsa kim verdi bu kredileri? Karşımıza önce genel müdür yardımcısı, daha sonra genel müdür olarak bankanın üst düzey pozisyonlarında görev almış bir isme rastlıyoruz: Osman Çelik. Burada bütün batıklardan dolayı Osman Beyi itham ettiğim gibi bir sonuç çıkarmak hatalı olur. Türkiye Finans’ın kredi ve diğer süreçlerde yaşadığı sorunları bilenler biliyor burada uzatmayacağım ama önce genel müdür yardımcısı, sonra ise genel müdür olarak Osman Beyin nasıl bankayı yönetmiş olabileceğine dair küçük bir ipucunu paylaşmak istiyorum. Öncelikle Osman Beyin son vazifesini söyleyeyim: Hazine Müsteşarı! Kendisi hazine müsteşarı olduktan sonra akrabayı taallukatından birçok kişi kamuda görev aldı. Her ne kadar kendisi, bilgisi olmadığını ifade etse de birçok akrabası mest olduğu görülüyor. Örneğin dünürü Mustafa Balcı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’na üye olarak atandı. (Bu arada bu atanmadan önce Mustafa Bey Vakıf Katılımda çalışıyordu.) Mustafa Beyin oğlu İskender Balcı ise 5 yıllık mesleki tecrübesine rağmen New York ataşeliğinde görevlendirildi. Zannedersem bu atama örneklerinden hareketle, Türkiye Finans’ta insan kaynakları alanında almış olduğu aksiyonlara dair bir fikir oluşturmuştur azizim… Bir başka örneği de Albaraka’dan verelim… Birçok kişin ikazlarına rağmen Genel Müdür Fahrettin Yahşi özellikle inşaat sektöründe fazla büyüdü. Şu anda Albaraka’nın yaşadığı sorunların önemli kısmının kaynağı da bunlar… 2016 Yılsonu verilerine göre geciken tutarlar İnşaat sektörü kredilerinde 400 Mio TL civarında idi. Bu yılki rakamları bekliyoruz ama kanaatime göre olumlu rakamlar gelmeyecek…  Fahrettin Yahşi Genel Müdürlük görevinden ayrıldı. Albarak’nın yaşadığı sorunlar ve kredi notları belli. Peki, pekte başarılı sayılamayan bu sonuçlar neden sadece genel müdüre mal edildi? Bu bankanın bir kredi komitesi yok mu? Demek ki sermayedarlar mevcut yapıdan memnun… Aksi halde genel müdür ile birlikte kredi komitesini de değiştirmezler miydi? (Bu arada merak edenler dönemler itibari ile donuk alacaklar ve zarar niteliğindeki alacaklar bakiyesindeki gelişimi inceleyebilirler. Burada fazla istatistiklere boğmak için yer vermiyorum ama görüntünün hoş olmadığını söyleyebilirim…) (Aynı şekilde kambiyo sonuçlarına da bakılabilir. Ama genel olarak bütün bilanço ve gelir tablosuna bakmak daha iyi!) Peki zarar niteliğinde kredilere giden yolda yapılan ikazları dikkate almayan, personeli doğru yönlendirmeyen bu komitenin faaliyetlerinin neticesini olumsuz gören şube ve diğer birimlerin hakları ne olacak? Azizim, yukarıda iki katılım bankasından örnekler verdim. Bu şartlar altında insan kaynaklarının nasıl yönlendirildiğini tahmin edersin diye düşünüyorum…  

YORUMLAR

  • 0 Yorum