ZİLLET'İN İTİRAZIDIR
Reklam
  Av. Başak Özbilek Somar /Kuzey Karolina ABD

Av. Başak Özbilek Somar /Kuzey Karolina ABD

Justitia Omnibus

ZİLLET'İN İTİRAZIDIR

01 Mart 2019 - 21:47

ZİLLET’İN İTİRAZIDIR  

Cumhurbaşkanı tarafından gizli pazarlıkların, çıkar hesaplarının ürünü olmakla, zalimlikle suçlanan, terör örgütünün talimatıyla hareket ettiği söylenen ve adına zillet ittifakı dediği ittifak kimdir ? 


 Hangi siyasi parti ve düşünceye yakın olursa olsun, hangi yaş, cinsiyet, eğitim ve mesleğe sahip olursa olsun, hükümetin, ülkeyi siyasi ve ekonomik çöküşe götüren politikalarına karşı çıkan, bu nedenle AKP ye oy vermeyecek olan herkestir. Yani zillet, bu ülkede sayısal olarak seçmenin en az yarısıdır. 

Bugün ülkede derin bir ekonomik kriz yaşanıyor, üretim yok edildi, enerjiden gıdaya kadar herşeyi ithal eden tüketim odaklı bir toplum olduk. Özelleştirme adı altında fabrikalar satıldı, tarım bitti, hayvancılık yokoldu, Türkiye dünyada en çok sığır ithal eden ülkeler arasında ABD’den sonra 2. Sırada. Dış borcumuz faizlerini ödeyemeyeceğimiz kadar büyüdü. Genç işsizlik oranı % 23’e ulaştı, gıda fiyatlarında enflasyon % 50’ye vardı, faizler % 20’nin üstünde, kredi faizleri ise % 30’lara vardı, o yüzden krediler dondu, ticaret durdu, birçok büyük şirket her gün konkordato ve iflas ilan ediyor. Konutta % 25 e yakın bir daralma var, ipotekli konut satışlarındaki düşme oranı % 70. Bankaların batık kredileri hızlıca artıyor, krizin finans sektöre geçmesi an meselesi.

Hiçbir yapısal reform hayata geçmedi. Net dış borç ödeme yükümlülüğü yüzünden, IMF’ye gitmek kaçınılmaz gözüküyor. Halk,  hergün artan, doğalgaz, elektrik faturaları, yükselen benzin, gıda ve ilaç fiyatlarıyla mücadele ediyor. Hane halkı gittikçe yoksullaşıyor, birkaç lira daha az ödemek için soğukta saatlerce tanzim satış kuyruklarında bekliyor. Siyasi iktidarın medyayı ele geçirip, hayal ürünü haberlerle halkı dezenformasyona maruz bırakmasına rağmen, ekonomik krizin acı yüzü hayatın her alanına yansıdıkça insanların farkındalıkları artıyor.

Ülkede medya özgürlüğü kalmasa da, medyanın % 90’ı gerçek dışı ve subjektif haber haberler yaparak seçmeni manüple etmeye çalışsa da gerçekleri hiçbir makyaj saklayamıyor. Ülkede yaşamak, hayatta kalma mücadelesine dönmüş durumda. En temel ve insani ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelen toplumun  gerçekliğinden kopmuş olan saraya, her gün artan bir itiraz var. Sırf bu itirazı sandıkta dile getirmek için buluşan millete, cumhuriyet tarihinde ilk defa bir cumhurbaşkanı tarafından bu kadar ağır hakaret edildi. En temel anayasal hakkını kullanacak olan millet, Vatan hainliğiyle, terörist olmakla itham edilip, suçlamalara ve iftiralara maruz bırakılıp adına zillet dendi. Şimdi zilletin itiraz zamanıdır... 

 Zillet adı konulan millet, öncelikle siyasi iktidarın, FETÖ’yle yıllarca yol arkadaşlığı yapıp, ne istedilerse verip, terör örgütünün, yargıya, orduya, üniversitelere, devletin tüm mekanizmalarına yerleşmesini sağlayıp, sonradan aralarında çıkan kavga nedeniyle başımıza 15 Temmuz belasının çıkmasına neden olmasına itiraz ediyor. Millet 17-25 Aralık sürecinde ortaya çıkan asrın uluslararası çapta yolsuzluklarına izin veren devlet yönetimine itiraz ediyor.

Üniversitelerin, TÜBİTAK’ın bilim yuvası olmaktan çıkarılıp, liyakat ilkesi yerle bir edilerek yobaz zihniyetin oyun parkına çevrilmesine itiraz ediyor. Millet barış süreci adı altında PKK’yla pazarlık masasına oturup, Habur’da teröristlerin davullar zurnalarla karşılanıp, kurulan çadır mahkemeleriyle serbest bırakılmasına, şehit annelerinin dökülen gözyaşlarına itiraz ediyor. Valiliklere hükümet tarafından verilen eylemlere sessiz kalma talimatları yüzünden, terör örgütünün çok daha fazla güçlenip her gün evlatlarımızı şehit etmesine itiraz ediyor. Millet, dış politikada sayısız hatalar yapan, Türk diplomasisinin yüzlerce yıllık teamülünü yerle bir edip, ülke menfaatleri yerine ümmetçilik ve mezhepçilik politikalarıyla, Türkiye’yi ortadoğu bataklığına sürükleyen hükümete itiraz ediyor.

Herşeyden önenlisi, “Zillet” adı verilen bu ülkenin yarısına tekabül eden millet, Atatürk ilkelerinin yok edilip, cumhuriyetin kurucu ilkelerine, sosyal hukuk devletine, anayasal hakların kullanılmasına, fikirleri açıklama özgürlüğüne, basın özgürlüğüne, yargı bağımsızlığına, laik ve medeni bir ülkede yaşama hakkına olan düşmanca uygulamalara hep bir ağızdan itiraz ediyor.

Çünkü bu millet hafızasına kayıtlı bir çok acı tecrübeyle biliyor ki; evrensel hukukun ve demokrasinin prensiplerinden uzaklaşan, bilimsel düşünceyi terkeden her devlet, kendi skolastik karanlık dönemini yaşamaya başlar ve medeniyetler, uluslararası ortak değerleri reddettikleri zaman, güçlerini yitirip yokolurlar. İşte Millet ittifakı, itirazlarını bu sürecin tersine dönmesi için kuvayi milliye ruhuyla sandık başında yapmak için biraraya geliyor ve her türlü hakarete suçlamaya rağmen, yapmaya devam edeceğine vatan aşkıyla söz veriyor...

YORUMLAR

  • 0 Yorum