Salgına karşı mücadelede iki model
Reklam
Ali Rıza TAŞDELEN / PARİS

Ali Rıza TAŞDELEN / PARİS

DÜNYA

Salgına karşı mücadelede iki model

10 Nisan 2020 - 19:29

Salgına karşı mücadelede iki model

Dünya, koronavirüs salgınına karşı mücadelede Çin modelini tartışıyor. Doğudan batıya, kuzeyden güneye başını Çin’in çektiği Asya modeli ile başını ABD’nin çektiği ve gövdesini Avrupa’nın oluşturduğu Batı modelini.

İki modelin ana başlıklarını; kamuculuk – özel çıkar, kolektivizm – bireycilik oluşturuyor. 

Başka etkenler de var elbette: 

Bir tarafta halkın saygı duyduğu ve dinlediği dinamik liderler, diğer taraftan halkın güven duymadığı halk deyimiyle takmadığı liderler. 

Bir taraftan tarihten gelen gelenekleriyle disiplinli ve dayanışmacı toplum yapısıyla Asyalı, diğer taraftan bireyci, bencil ve “özgürlük” budalası Batı’lı toplumlar.

Bir tarafta insanı sistemin merkezine koyan ve önce insan diyen doğu, diğer taraftan “insan hakları” şarlatanlığının bizlere dayattığı Batı sistemleri… 

DOĞU ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KANITLADI

Hindistan Jindal Uluslararası İlişkiler Okulu Dekanı Prof. Sreeram Chaulia rt.com internet sitesindeki “Koronavirüse karşı savaşta Doğu neden Batı'yı yendi” başlıklı yazısında şöyle diyor: “Asya demokrasilerinde hükümet kısıtlamalarına yönelik toplumsal saygı daha güçlü olmuştur. Kitleler, Asya liderlerinin benimsediği kurallara sıkı bir şekilde uymuşlardır… Asya liderleri halklarını korona salgınına karşı kısıtlamalara ikna ederken, Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri ‘liberal’ ve ‘popülist’ kamplara bölünmüş, nüfusun büyük bir kesimi ülkelerindeki iktidarların aldığı kararlara karşı muhalefet etmişlerdir.”

Chaulia şöyle devam ediyor: “İngiliz ve İspanyol barları, İtalyan ve Fransız kafeleri ve devletin dayattığı sosyal mesafeli kurallara rağmen kalabalıklarla karışan Amerikan plajlarının gerçeküstü görünümler. Koronavirüs illetine karşı alınan tedbirlere uyulsaydı belki bu yayılma zinciri kırılabilirdi.”

Ve yazısını şöyle bitiriyor: “Felaket zamanlarında siyasi liderlik ve sosyal tutumların kalitesi önemlidir. Doğu, bu mega krizde Batı üzerindeki üstünlüğünü kanıtladı. Bir keresinde de Batı demokrasileri ve medyaları gururlarını yenmeli, dikkatle gözlemlemeli ve doğulu meslektaşlarından öğrenmelidir.”

EN BÜYÜK ÖZGÜRLÜK YAŞAM HAKKIDIR

John Ross, Çin Renmin Üniversitesi Chongyang Finansal Araştırmalar Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı ve Londra belediye başkanı eski ekonomi ve ticaret politikası müdürü. Fransız dedefensa.org internet sitesi Ross’un “Dünya çapında bir salgında, insan yaşamı ekonomiden önce gelmelidir. Bu nedenle Çin Covid-19'a Karşı savaşta başarılı oldu ve ABD bir felaketin eşiğine geldi” bu uzun başlıklı yazısını incelemiş.

Ross yazısında Çin’in koronavirüs salgınını artık dünyaca bilinen yöntemlerle nasıl yendiğini ayrıntılı anlatıyor “karantinalar, halkın içeride kalması için temel ürünlerin evlere teslimatı, maskelerin zorunlu olarak takılması, testler, sağlık personellerinin salgın bölgesine sevkiyatı” Ross’a göre Çin bu tedbirleri kesinlikle ABD ve Avrupa’dan daha titiz bir şekilde uygulamıştır ama daha önemlisi “Çin’de bunu kavrayan bir toplumun olmasıdır” diyor.

Hani Batı’nın dilinden düşürmediği “insan hakları” var ya! Peki diyor Ross “Ölümcül bir salgındaki temel insan hakkı hayatta kalmak değil midir?” Diye soruyor. Böyle dönemlerde şu veya bu özgürlük, şu veya bu vaatlerin ne önemi var. “Önemli olan: hayatta kalmak, iyi ve yüksek standartlarda bir yaşama sahip olmak, iyi bir eğitim ve sağlık hizmeti almaktır” diye cevaplıyor.

Çin 11 milyon insanın yaşadığı Vuhan kentini karantina altına aldığında “insan hakları” diye yırtınan Batı bugün on binlerce insanını salgına kurban veriyor. 

ÇİN BAŞARDI

Mart sonunda artık dünyada birçok ülke Çin’in haklı olduğunu kabul etti. Ama bunu hazmedemeyen Batılı liderler de var. Fransa’nın Çin Büyükelçisi Lu Shaye, “Pekin, sonucu başarı olarak görüyor. Şu anda virüsle boğuşan ülkelerin (ABD ve Fransa) yorumcuları, Çin deneyiminden öğrenecekleri bir şeyin olamadığında ısrar etmelerini rahatsız edici buluyorum” diyor ve Twitter hesabından şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bazı insanlar Çin yönetiminin başarısını takdir ediyorlar. Siyasi sistemimizin verimliliğini kıskanıyorlar ve kendi ülkelerinin bunu yapamamasından nefret ediyorlar!”.

YORUMLAR

  • 0 Yorum