Fransa'da esen Atlantik rüzgârı
Reklam
Ali Rıza TAŞDELEN / PARİS

Ali Rıza TAŞDELEN / PARİS

DÜNYA

Fransa'da esen Atlantik rüzgârı

14 Eylül 2020 - 17:31

Fransa’da esen Atlantik rüzgârı

ABD’nin planları içinde hareket eden Fransa, Mavi Vatanını savunan Türkiye ile Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Lübnan’da sıcak hesaplaşma içinde.

Doğu Akdeniz’de Atlantik’in bir oyuncusu olarak sahaya çıkarsanız, karşınızda sadece Türkiye değil, Çin ve Rusya’yı da hedef alan bir oyunun parçası olursunuz. O çöken Batı uygarlığınız ve dağılan Atlantik cepheniz sizi kurtaramaz.

Vaziyeti kurtarmak için basınınız bir psikolojik savaş aracı gibi çalışır!

Ülkelerinin ulusal çıkarlarını savunan, dünyanın başına bela olmuş hegemonyacı ve işgalci emperyalist güçlere karşı barışı, kardeşliği ve dayanışmayı savunan, çok kutuplu bir dünya için çaba harcayan Avrasya’nın öncü güçleri Çin, Rusya ve Türkiye’ye karşı yalana dayalı kışkırtıcı bir kara propaganda yürütürsün.

Totaliter ülkeler dersin! Çin, Rusya ve Türkiye diye sıralarsın…

Diktatör liderler dersin! Xi Jinping, Putin ve Erdoğan diye saldırırsın…

KİM SALDIRGAN KİM DİKTATÖR?

Ağzınızdan insan haklarını savunma adına, bir bir ABD emperyalizminin argümanları dökülür. Ukrayna’da faşist darbecileri destekler, Belarus’ta Rus düşmanlığı körüklersin. Çin’e karşı Doğu Türkistan İslami Hareketi gibi etnik ve dinsel terör örgütlerini, Türkiye’de de bölücü terör örgütü PKK’yı destekler, Suriye’de PYD’yi silahlandırır ve hatta Afrika’ya terör örgütleri ihraç edersiniz.

Yetmez! Hong Kong’u karıştırır, Çin’e inat Tayvan ile haşır neşir olursunuz.

Bütün bu saydıklarım Fransız basınının, politikacılarının, sözde Sivil Toplum Örgütlerinin ve “aydınlarının” dilinde. Neredeyse her gün bir gazete sütununda, bir televizyon programında, bir avuç protesto gösterilerinde ve açıklamalarında Çin, Rusya ve Türkiye’ye karşı kinlerini kusuyorlar.

AMERİKAN YALANLARINA SARILAN MACRON

Bununla kalsa neyse! Bizzat Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bu yalan, bu kara propagandanın ve bu düşmanlığın başını çekiyor.

Artık, Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı söylemini Türkiye kamuoyu çok iyi biliyor. Allahtan; Macron’un bu saldırgan söylemlerine kararlı ve okkalı cevaplar veren bir Türkiye var.

Yukarda belirtmiştim; Türkiye’ye düşmansanız Çin ve Rusya’yı da karşınıza alırsınız. Atlantik’in soğuk sularında yüzersiniz, onun yalanlarına sarılırsınız aynı, denize düşen yılana sarılırmış ya öyle! İşte Fransa Cumhurbaşkanı Macron tam da böyle yapıyor. Türkiye’ye karşı ateşle oynayan Macron, Çin’e karşı kara propagandanın sözcülüğünü yapıyor:

Macron, kendi partisinin Milletvekili Aurelien Tache'nin 30 arkadaşıyla birlikte Uygur Türkleriyle ilgili kendisine yazdığı mektuba verdiği cevapta, “Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Uygur Türklerine yönelik baskıların kabul edilmez olduğunu ve bunları sert şekilde kınadığını” belirtmiş. “Çinli yetkililerle ikili temaslarımızda, onları Sincan'daki kamplarda tutuklamaları sona erdirmeye çağırmak için her fırsatı kullanıyorum" demiş. Macron, mektuba verdiği cevapta “Gözaltı kampları, toplu gözaltılar, kaybolmalar, zorla çalıştırma, zorla kısırlaştırma, Uygur mirasının yok edilmesi ve özellikle görüldüğü yerler ile ilgili tanıklıkları ve belgeleri büyük bir dikkatle incelediğini” ifade etmiş. "Tüm bu uygulamalar kabul edilemez çünkü uluslararası insan hakları sözleşmelerinde yer alan evrensel ilkelere aykırıdır ve onları büyük bir sertlikle kınıyoruz" diye de eklemiş mektubunda. Bütün bunları, milyonları katletmiş kanlı bir tarihe sahip sömürgeci saldırgan emperyalist Fransa’nın cumhurbaşkanı söylüyor.

AMERİKAN AĞZIYLA KONUŞAN MACRON

Şimdi bütün bunlar Amerikan ağzıyla konuşmak değil midir? Tüm dünyaya pazarlanan, Batı Asya ülkeleri yanında Rusya ve Çin’e karşı kullanılan Doğu Türkistan İslami Hareketi’ni besleyen, büyüten ve koruyan ABD değil midir? Daha dün Suriye’de Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı da silahlı eylemlerde bulunan bu terör örgütü değil miydi?

Büyük imparatorluklar mirasına sahip Çin, Rusya ve Türkiye gibi ülkeler, bağrında barındırdıkları bir çok etnik grubu vatandaşlık bilinciyle, millet olma bilinciyle birleştirmiştir. ABD’si Fransa’sı etnik ve dini ayrılıkçılığı kaşıyarak ve kışkırtarak bu ülkeleri bölebileceğini sanıyorsa daha başından kaybetmiştir.

Afrika’da bunu denediler ama başaramadılar ve oralarda yenilmeye başladılar. Çünkü artık Afrika’da da Avrasya’nın öncü ülkeleri Çin, Rusya ve Türkiye rüzgarı esmeye başlamıştır.




 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum