Cezayir: halk hareketi mi kışkırtma mı?
Ali Rıza TAŞDELEN / PARİS

Ali Rıza TAŞDELEN / PARİS

DÜNYA

Cezayir: halk hareketi mi kışkırtma mı?

25 Kasım 2019 - 19:36

Cezayir: halk hareketi mi kışkırtma mı?
 

Cezayir; 2,4 milyon km² yüzölçümüyle Afrika’nın, Akdeniz ülkelerinin ve diğer tüm Arap ülkelerinin en büyük ülkesi.

1962 yılında Fransız emperyalizmine karşı, Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN) önderliğinde bağımsızlığına kavuşan Cezayir, Soğuk Savaş yıllarında Atlantik Cephesinin karşısında yer aldı. Bağlantısızlar Hareketinin Sovyetler Birliğine yakın duran bir üyesiydi.

Cezayir, Kuzey Afrika’da Başta ABD olmak üzere Batı emperyalizminin bütün yıkıcı manevralarına rağmen direnerek bugünlere geldi. 90’lı yıllarda 10 yıl sürecek ve 150 bin kişinin yaşamını yitirdiği yobaz terörünü alt etti. En son emperyalizmin “Arap Baharı” operasyonunda Batı yanlısı sivil toplum örgütlerinin hükümet karşıtı faaliyetlerini boşa çıkararak dimdik ayakta kalabildi.

HEDEF ULUSAL KURTULUŞ CEPHESİ İKTİDARI

Fakat içinde bulunduğu ekonomik kriz, işsizlik, rüşvet ve yolsuzluklar halkı sokağa çıkardı. 22 Şubat 2019’dan buyana 40 haftadır her cuma yüz binler sokağa çıkıyor. Olayları tetikleyen Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika’nın 5. kez aday olmasıydı.

Olaylar o kadar büyüdü ki Buteflika istifa etmek zorunda kaldı. Yabancı güçlerin kışkırtmalarına dikkat çekerek ülkesinin birliği için istifa ettiğini açıkladı. Abdulkadir bin Salih Cezayir Geçici Cumhurbaşkanlığına getirildi. Olaylar devam ediyordu. Hedef 57 yıllık FLN iktidarına son vermekti.

Cezayir’in en önemli gelir kaynağı doğal gaz ve petrol. İhracat gelirlerinin yüzde 97’si ve bütçe gelirlerinin yüzde 70’e yakını bu sektörden sağlanmaktadır. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, fiyatların düşmesi, emperyalizmin küreselleşme saldırısı (özelleştirmeler, serbest piyasa) ve petrol rantının hükümet, parti ve bürokrasi içindeki bazı kesimler arasında paylaşılması, rüşvetin önünün alınamaması var olan krizi derinleştiren faktörler olmuştur.

Halk Buteflika ve çevresinden kelle istiyordu. Buteflika’nın kardeşi Said Buteflika ve eski istihbarat başkanları hakkında mayıs ayında tutuklandılar ve Eylül’de 15’şer yıl hapis cezası aldılar. Bunlar da yetmedi, kalabalıklar 60 yıllık FLN’in Cezayir’den silinmesini istiyordu. FLN, Ordu demekti. Bağımsız Cezayir’i kuran ordu bugüne kadar Batı’nın ülkede yaptığı tüm yıkıcı operasyonları boşa çıkarmıştı.

12 ARALIK’TA SEÇİM VAR

Artık, hatta başından beri olayların karşısında ordu ve onun güçlü Genel Kurmay Başkanı Ahmed Kayid Salih vardı. Salih, ülkeyi içine düştüğü bu kaostan kurtarmak için hükümetten bir an önce cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılmasını istedi. Tarih belirlendi; seçimler 12 Aralık’ta yapılacak. 5 adayın seçime katılması Cezayir Bağımsız Seçim Kurumu tarafından onaylandı.

Buteflika’nın istifası, çevresinin yargılanıp ceza alması ve seçim tarihinin belirlenmesi ve seçim kampanyasının başlaması eylemcileri ikna etmemişti. Seçimlere katılmayacaklarını, tüm adayların Buteflika veya ordunun adamı olduğunu iddia ediyorlardı. Aslında eylemciler ülkenin ve bağımsızlığın teminatı olan ordunun tasfiyesini istiyordu.

DIŞARIDAN KIŞKIRTMA DEĞERLENDİRMESİ

İşte tam da burada dışarıdan sihirli ellerin, yabancı istihbarat kuruluşlarının ve ülke içindeki İnsan Hakları Derneklerinin, uluslararası medyanın ve en önemlisi de sosyal medyanın eylemcileri kışkırttıkları tartışılmaya başlandı. Halk ikiye bölünmüştü: Orduyu savunanlar ki, onlar da orduya destek eylemleri yapıyorlar. Diğer taraftan ordu karşıtlığı yapan ve seçimlere karşı çıkanlar.

Aslında bugün dünyada yaşanan saflaşmanın bir yansımasını yaşıyor Cezayir. Çok özetle Rusya ve Çin geçici hükümeti ve orduyu, ABD ve bazı Batılı ülkeler eylemcileri destekliyor.

Dünya emperyalizmin küreselleşme saldırısıyla yarattığı ekonomik krizden ve onun sonucu olarak yaşanan yoksulluktan kurtulmanın sancılarını yaşıyor. Irak’ta Lübnan’da, İran’da, Latin Amerika’da ve hatta Sarı Yeleklilerle Fransa’da yaşanan işte bu süreç. Yeni dünyaya ve Asya çağına doğru yol alan bu süreç elbette sancılı olacak. Ama olacak.


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum