Brexit ve Macron'un İngiliz sularında balık avcılığı
Reklam
Ali Rıza TAŞDELEN / PARİS

Ali Rıza TAŞDELEN / PARİS

DÜNYA

Brexit ve Macron'un İngiliz sularında balık avcılığı

30 Kasım 2020 - 12:33

Brexit ve Macron’un İngiliz sularında balık avcılığı

İngiltere, 31 Ocak 2020 itibarıyla Avrupa Birliği’nden (AB) ayrıldı (Brexit). Üyelikten ayrılmayla başlayan geçiş süreci 31 Aralık 2020’de tamamlanacak. Bu tarih sonunda İngiltere Ortak Pazar ve Gümrük Birliği kurallarından da çıkmış olacak.

24 Haziran 2016’daki referandumda, İngilizler yüzde 48’e karşı yüzde 52 oy oranıyla Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı almıştı. Artık İngiltere AB üyesi değil, istediği ülkeyle istediği şartlarda ticari anlaşmalar imzalayabiliyor.

Geçiş süreci sonrası, yani 1 Ocak 2021’den sonra İngiltere ile AB ülkeleri arasında ticari ilişkiler nasıl olacak? Bugün her şey burada düğümlenmiş durumda. Eğer AB ile anlaşmaya varılamazsa iki taraf arasındaki ticari ilişkiler 31 Aralık 2020 sonrasında Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına göre yapılacak.

BREXIT SONRASI TİCARET ANLAŞMASI TIKANMIŞ

Brüksel İngiltere ile bir serbest ticaret anlaşması yapılmasından yana ama, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in belirttiği gibi “AB’nin bir anlaşma için çalışmaya devam ettiğini ancak bunun ne pahasına olursa olsun şeklinde olmayacağını” söylüyor ve bu doğrultuda şartlar ileri sürüyorlar. Bunlardan biri; taraflar arasında ticaretin adil rekabet koşullarında gerçekleşmesi.

Yani AB ülkeleriyle ticaret yapacak İngiliz şirketlerinin sübvansiyonlarla desteklenerek kıta Avrupa’sındaki şirketlerle haksız rekabete girmesinin önlenmesi. İngilizler de “biz bağımsız bir ülkeyiz kurumlarımızda yapacağımız yasal düzenlemelere karışamazsınız” diyor. Başta Fransa olmak üzere AB de “biz de üye ülkelerimize yapacağın ihraç mallarına gümrükleri artırırız” karşılığı veriyorlar. Kavga büyük.

KAVGA BALIKÇILIK KONUSUNDA KOPUYOR

Sembolik ama kıyamet balıkçılık konusunda kopuyor.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, “Balıkçılık faaliyetlerimizi kontrol altında tutmaya çalışıyorlar. Bu bağımsız bir ülke için kabul edilemez” diyor. Tam da burada Fransa Cumhurbaşkanı Macron kılıcını çekiyor: “Eğer bir anlaşma olmazsa, Avrupalı balıkçılar, Britanya karasularına giremeyecek. Balıkçılarımızın Brexit kurbanı olmasına izin veremem. Balıkçılarımızın İngiliz sularına erişimini korumak bizim için önemli bir noktadır. Brexit’i isteyen biz değiliz, İngiliz halkının tercihi” diye çıkışıyor.

AB üyesi ülkeler, birbirlerinin münhasır ekonomik bölgelerinde serbestçe balık avlayabiliyordu. Eğer bir anlaşma olmazsa, AB ülkelerinin balıkçı tekneleri İngiltere’nin Münhasır Ekonomik Bölgesine giremeyecek ve balık avlayamayacak.

Brüksel, Fransa ve Fransız balıkçılarının baskısı altında, yapılacak anlaşmada balıkçılık konusu bir ön koşul olmuş durumda.

Fransız balıkçıları denizden çıkardıkları balıkların toplamının yüzde 25’ini İngiltere karasularında avlıyorlar. İngiltere’nin karasularını AB ülkelerinin balıkçılarına kapatması büyük sosyal olaylara yol açacağını Fransa’da daha önce yaşanan olaylardan biliyoruz.

2007 yılında cumhurbaşkanlığına yeni seçilen Sarkozy mazota zam yapmıştı. Fransa’nın küçük balıkçı teknelerini barındıran en büyük balıkçı limanına sahip Le Guilvinec’e ziyaret eden Sarkozy balıkçıların küfürlü saldırısına uğramış ve balıkçılara mazot fiyatlarında indirime gitmişti. Bir de bu balıkçılara siz artık İngiliz kara sularında balık tutamayacaksınız demek yani artık yüzde 25 daha az balık tutacaksınız demek, bombanın pimini çekmek gibi bir şey olacaktır. Yüzlerce balıkçı iflas edecek ve binlerce kişi işini kaybedecek.

Bu nedenle başta Cumhurbaşkanı Macron olmak üzere ilgili bakanlar Manş Denizi kıyılarındaki balıkçı limanlarını geziyor ve “merak etmeyin sonu çözeceğiz” sözleri veriyorlar.

Fransa’ya göre İngiltere işi yokuşa sürerek anlaşma müzakerelerini geciktiriyor. Böyle giderse iki tarafın kendi şartlarında direnmesi nedeniyle bir serbest ticaret anlaşması imzalanmayacak. Johnson AB'ye tepki göstererek, “Brüksel tutumunu değiştirmezse, serbest ticaret anlaşması imzalamayız” diyor.

Fransa İngiltere’ye karşı uzlaşmaz bir tutum alırken Almanya karşılıklı taviz verilmeli düşüncesinde.
Burada işin ekonomik boyutu bir yana, sosyal boyutunun Fransa’yı vuracağı kesindir. Bu nedenle Macron İngiltere’ye karşı agresif bir tutum alıyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum