Bir zamanlar yabancıların gözdesi enerji...
Reklam

Bir zamanlar yabancıların gözdesi enerji sektörü şimdi problemlerle boğuşuyor!

Bir zamanlar yabancıların gözdesi enerji sektörü şimdi problemlerle boğuşuyor! Türkiye'de Acwa Power Ticari Direktörü Selim Güven “Marjlarımız buharlaştı. Piyasada öngörülebilirlik veya görünürlük kalmadı, bu da yeniden yapılandırmayı daha da zorlaşırıyor. Ve bu da şirketlerin finansal istikrarını tehlikeye atıyor ” diyor.

Bir zamanlar yabancıların gözdesi enerji sektörü şimdi problemlerle boğuşuyor!

Bir zamanlar yabancıların gözdesi enerji sektörü şimdi problemlerle boğuşuyor! Türkiye'de Acwa Power Ticari Direktörü Selim Güven “Marjlarımız buharlaştı. Piyasada öngörülebilirlik veya görünürlük kalmadı, bu da yeniden yapılandırmayı daha da zorlaşırıyor. Ve bu da şirketlerin finansal istikrarını tehlikeye atıyor ” diyor.

Bir zamanlar yabancıların gözdesi enerji sektörü şimdi problemlerle boğuşuyor!
11 Eylül 2018 - 19:58

 
Bir zamanlar yabancıların gözdesi enerji sektörü şimdi problemlerle boğuşuyor!
 
Türkiye'de Acwa Power Ticari Direktörü Selim Güven “Marjlarımız buharlaştı. Piyasada öngörülebilirlik veya görünürlük kalmadı, bu da yeniden yapılandırmayı daha da zorlaşırıyor. Ve bu da şirketlerin finansal istikrarını tehlikeye atıyor ” diyor.
 

Reuters -Humeyra Pamuk

Avusturya enerji şirketi OMV, 2013 yılında Türkiye’deki enerji santralini işletmeye başladığında, ülkenin elektrik sektörü, piyasadaki serbestleşme vaatleri ve Çin dışındaki en yüksek büyüme tahminleri ile yabancı yatırımcıların gözdesi konumundaydı.

Beş yıl sonraysa, OMV, Türk tesisini başlangıçta yatırdığı 600 milyon avronun neredeyse yarı fiyatına satarken diğer yerli enerji şirketleri artan enerji maliyetleri ve değeri düşen lira nedeniyle bankalarla borçlarını yeniden yapılandırma kuyruğundalar.

Vaat edilen liberalleşme ancak kısmen gerçekleşirken, devlete ait tesislerin fiyatlarını zaman zaman piyasanın altına düşürmesi, lira krizi yabancı para kredilerindeki geri ödeme maliyetlerini artırmadan önce bile marjlarını daraltıyordu.

OMV sözcüsü “Türkiye artık ürün portföyümüze uymuyor” diyor. OMV, eski CEO’su Türkiye yatırımlarını “bir hayal kırıklığı” olarak tanımladıktan iki yıl sonra, 2017 yılında tamamen sahip olduğu akaryakıt perakendecisi Petrol Ofisi’ni sattı.

Kendi marjları sıkışan pek çok enerji şirketi, istikrarlı bir nakit akışı yaratmak ve alıcıları bulmak için mücadele ederken, Türkiye ekonomisinin ve hâlâ büyük ölçüde devlet tarafından düzenlenmiş elektrik piyasasının görünümü daha da kötüleşiyor.

“Nakit sıkılığını daha sık göreceğiz. Özel sektörün ya da devletin kendi vaatlerini yerine getiremediği bir senaryoyu düşünmek istemiyorum ”diyor bir elektrik üretim şirketi çalışanı.

Boston Consulting Group ve TÜSİAD tarafından hazırlanan bir rapora göre, son 15 yılda büyük ölçüde ucuz kredi ile finanse edilen toplam 95 milyar dolarlık yatırım Türk elektrik piyasasına akıtıldı. Bunun yaklaşık 50 milyar dolarlık kısmı geri ödenecek.

Enerji şirketleri de dahil olmak üzere pek çok Türk şirketi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD ile sert diplomatik anlaşmazlığı ve daha yüksek faiz oranlarına karşı söylemi endişeleriyle değerinin yüzde 40’ını kaybeden lira nedeniyle borçlarını yeniden yapılandırmaya çalışıyorlar.

Gama Holding, Türkiye genelinde yaklaşık 1,100 MW kurulu güce sahip hidroelektrik, rüzgar ve doğalgazdan elektrik üreten Gama Enerji’nin bir parçası da dahil olmak üzere varlıklarının bir kısmı için satış görüşmeleri yapan şirketler arasında.

Bu tür finansman sorunları, yenilenebilir enerji sektörü için bile Türkiye’nin enerji piyasasında görünümü karartıyor. Geçtiğimiz ay Fitch Ratings, kısa vadede daha az proje finansmanı sağlayabilecek olmaları nedeniyle Türk güneş ve rüzgar kapasitesine yönelik yakın dönem tahminlerini düşürmüştü.

“Birbiri ardına enerji şirketlerinin iflas başvurusunda bulunmaları bir sürpriz olmamalı” diyor bir Türk enerji firmasında üst düzey yönetici. “Birçok şirket gerçekten korkunç durumda ve borçlarını yeniden yapılandırmak için panik içerisindeler” dedi.

Devlet müdahelesi

Türk enerji yetkilileri bu hikayeye yorum yapmayı reddetti.

Türkiye, devletin özelleştirmeyle elektrik üretimindeki rolünü azaltmış ve şeffaflığı artırmak için enerji ticaretini piyasa yöntemine geçirmişti.

Ancak hükümet, toplam kurulu güç kaynağının yüzde 25’ini elinde tutuyor ve piyasa seviyelerinin altında bir fiyat belirleyen bir tavan oluşturarak, piyasa fiyatlarının altında fiyat teklif ediyor.

Doğal gaz piyasası ise zaten büyük ölçüde devlet kontrolünde kaldı ve bu durum da enerji piyasasının daha da gelişmesini engelledi. 85.200 MW’lık elektrik üretiminin yüzde 37’den fazlasında doğal gaz kullanıyor. Sonuç olarak, yenilenebilir kaynaklardan ve kömürle çalışan tesislerden daha esnek üretim seviyelerine sahip olan doğal gazla beslenen enerji santralleri darbeyi en sert yiyen oluyor.

Türkiye’nin devlet boru hattı operatörü Botas’ın enerji santrallerine tedarik ettiği gazın fiyatı iki katından fazla artarak, geçen sene 717 liradan bu ay kilovat saatte 1.700 liraya (KwH) ulaştı.

Ancak bu gaz yakıtlı elektrik santralleri için elektrik satış fiyatları çok daha az arttı. Türkiye’nin Energy Borsası (EPIAS) piyasa takas fiyatı aynı dönemde yüzde 67 artarken, hanehalkı fiyatları sadece yüzde 33 arttı.

Türkiye’de Acwa Power Ticari Direktörü Selim Güven “Marjlarımız buharlaştı. Piyasada öngörülebilirlik veya görünürlük kalmadı, bu da yeniden yapılandırmayı daha da zorlaşırıyor. Ve bu da şirketlerin finansal istikrarını tehlikeye atıyor ” diyor.

“İmalat sektörünü ve tüketicileri ucuz elektrik ile dolaylı olarak sübvanse ettiğiniz zaman, enerji sektördeki finansal sürdürülebilirlik, öngörülebilirlik ve yabancı yatırımcı iştahına zarar veriyorsunuz.”

OMV ve diğer yabancı yatırımcılar Türkiye’ye akın ettiğinde, enerji piyasası gelecek vaat edenler için Avrupa’da birinciydi ve enerji talebi Çin’den sonra ikinci sırada yer almaktaydı.

BP’nin Dünya Enerjisine İlişkin İstatistiki Değerlendirmesi, Türkiye’nin toplam enerji talebinin 2006-2016 arasında yılda yüzde 4,4 oranında arttığını ve küresel ortalamanın iki katından fazla büyüdüğünü gösteriyor.

Ancak, Türkiye’nin son zamanlardaki ekonomik sıkıntıları, ekonomistlerin büyüme tahminlerini azaltmalarına neden olurken bazı ekonomistler 2019’da resesyon bekliyor.

Bazı hükümet önlemleri – enerji santralleri için 37 milyar dolarlık enerji ithalat faturasının azaltılmasına yardımcı olmak için yerel kömürü kullanmaya yönelik teşvikler de dahil olmak üzere – fiyat tahmin edilebilirliğine zarar verdi.

Güven, “Tahmin edilebilirliğe, tutarlı devlet politikalarına, finansal istikrara ve uzun vadeli finansmana erişimeihtiyacımız var” diyor. “Şu anda tüm bu açılardan mücadele ediyoruz.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
DYP NİN DESTEĞİ YİNE EKREM İMAMOĞLU ' NA
DYP NİN DESTEĞİ YİNE EKREM İMAMOĞLU ' NA
 İşsizlik oranı %14,1 seviyesinde gerçekleşti
İşsizlik oranı %14,1 seviyesinde gerçekleşti