5 Aralık, Sessiz dostumuz, Sadık yarimiz...

5 Aralık, Sessiz dostumuz, Sadık yarimiz Toprakana’nın günü.

5 Aralık, Sessiz dostumuz, Sadık yarimiz Toprakana’nın günü. Doğada var olan tüm canlıların, milyonlarca yıldır yaşam kaynağı ve yaşam alanı toprakana. Bir ekip, bin aldığımız tarım toprakları sayesinde varlığımızı bugünlere kadar sürdürebildik.

5 Aralık, Sessiz dostumuz, Sadık yarimiz Toprakana’nın günü.

5 Aralık, Sessiz dostumuz, Sadık yarimiz Toprakana’nın günü. Doğada var olan tüm canlıların, milyonlarca yıldır yaşam kaynağı ve yaşam alanı toprakana. Bir ekip, bin aldığımız tarım toprakları sayesinde varlığımızı bugünlere kadar sürdürebildik.

5 Aralık, Sessiz dostumuz, Sadık yarimiz Toprakana’nın günü.
05 Aralık 2018 - 00:10

5 Aralık, Sessiz dostumuz, Sadık yarimiz Toprakana’nın günü. 

Doğada var olan tüm canlıların, milyonlarca yıldır yaşam kaynağı ve yaşam alanı toprakana.
Bir ekip, bin aldığımız tarım toprakları sayesinde varlığımızı bugünlere kadar sürdürebildik.


1 Cm Tarım toprağı, yaklaşık 600-700 yılda oluşuyor. Tarımın da en az 30 cm yapıldığı düşünülürse, 20-30 bin yılda oluşan tarım  toprağı, günlük çıkarlar uğruna, geleceği düşünmeden yok ediliyor.

Unutmamak gerekir ki, toprağı koruyarak yaşanabilir bir gelecek mümkün olacaktır. Mevcut yasalar aslında buna uygun. Sadece etkin adli ve idari yaptırımları uygulamak yeterli. Yasaların yanı sıra eğitim kurumlarında da toprağın önemini vurgulayan eğitimler verilmeli ve öğretilmelidir.
Toprağın üstünde olduğu kadar altında da yaşam var. Dünyadaki biyoçeşitliliğin en az dörtte biri toprağın altında yaşıyor. Toprak solucanı, bakteri ve mantar gibi küçük organizmalar, bitki köklerinin de yardımıyla bitkilerin besinleri almasını kolaylaştırırken, toprak yüzeyinin üstündeki biyo çeşitliliği de koruyorlar.
Toprağın altında geçmişimiz yaşıyor..
Kırklareli Aşağıpınar kazı alanında bulunan arkeolojik verilere bakıldığında, bu topraklarda yaklaşık 8500 yıldır tarım yapılıyor. Bir çok medeniyetin varlığını sürdürmesine vesile olmuş bu toprakların, binlerce yıl sonra geleceklerin de varlığını da sürdürebilmesi için, çok büyük sorumluluğumuz var.
FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) yaptığı açıklamada, Dünyada açlık ve yetersiz beslenmeyle karşı karşıya kalan yaklaşık 1 milyar  insan bulunduğunu “nüfus artışı gıda üretiminde yaklaşık yüzde 60’lık bir büyümeyi de zorunlu kılacağını. Küresel toprak kaynaklarının yüzde 33’ünün verimsiz durumda olduğunu belirterek, “insanların toprak üzerindeki uygulamaları, toprağın temel işlevlerini azaltacak ya da tüketecek kadar kritik düzeylere gelmiş durumda” 2050’de küresel düzeyde kişi başına düşen ekilebilir ve verimli arazi 1960’taki düzeyin yalnızca dörtte biri olacak. diyor.
Anayasamız toprak varlığımızı güvence altına almıştır.
MADDE 44 - Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
MADDE 45 - Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer'aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan verilere göre, 2016 yılında Türkiye’deki toplam tarım alanı 237.628.618 dekar iken 2017 yılı geçici verilerine göre bir önceki yıla göre %1,6 azalarak 233.757.881 dekar oldu..
Topraklarımızın büyük bir kısmını inşaat, turizm, duble yollar, eneri santraları  ve madencilik için geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde elden çıkardık.
Dünyadan örnek vermek gerekirse, Ekvador ve Bolivya Anayasalarına baktığımızda;
Bolivya, dünyada doğanın yasal haklarını tanıyan ilk ülke olmuştur. İklim değişikliğini önlemek, doğal varlıkların sömürülmesini engellemek ve Bolivya halkının yaşam kalitesini yükseltmek adına alınan bu karar doğayı insanla eşit statüde kabul etmektedir.
Ekvador Anayasasının 71. maddesi ile, hayatın gerçekleştiği doğanın ya da Toprak Ana’nın var olma hakkı tanınmakta ve doğa/toprak ana anayasal koruma altına alınmaktadır.
Milyonlarca yıldır varlık nedenimiz olan toprağımızı, gelecek nesillerinde yaşam hakkını gözeterek, kayıtsız şartsız korumak zorundayız.
Toprağın yok olmasına olur ve onay verenlere, göz yumanlara bir hatırlatma.. Unutmayın ki,  bu dünya 3 günlük.. Dün, Bugün ve yarın.. Dün geldik. Bugün yaşadık. Yarın gidiyoruz. Gideceğimiz yer toprak ananın bağrıdır. Sonsuza kadar bağrında kalacağımız toprak anaya saygı insan olmanın gereğidir.  
Büyük usta Aşık Veysel’i de  dünya toprak gününde saygıyla anıyorum.

Havaya bakarsam hava alırım
Toprağa bakarsam dua alırım
Topraktan ayrılsam nerde kalırım
Benim sâdık yârim kara topraktır


Göksal ÇİDEM / Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Son dakika: İnternetten alışverişte yeni dönem! Bu ay başlıyor...
Son dakika: İnternetten alışverişte yeni dönem! Bu ay...
Son dakika: Bakanlık az önce duyurdu! Türkiye'de böylesi olmadı
Son dakika: Bakanlık az önce duyurdu! Türkiye'de böylesi olmadı