http://www.google.com/analytics/
Bugun...
Reklam
Sibernetik: Canlıların ve Makinelerin Birleştiği Nokta


Yrd.Doç.Dr. Utku KÖSE Bilimsel Kesit
utkukoşe@gmail.com
 
 

Sibernetik: Canlıların ve Makinelerin Birleştiği Nokta

 

Yapay Zekâ ve ilişkili konularda araştırmalar yaptığım, yazılar kaleme aldığım sıralarda ilgimi asla alamadığım önemli bilim ve teknoloji alanlarından birisi de Sibernetik… Bu kavramı özellikle dün bir sahaf sayfasına denk geldiğim ve hemen sipariş ettiğim, Norbert Weiner’ın Sibernetik kitabı üzerine ele alman gerektiğini düşündüm. Özünde bambaşka bir orijine ve amaca bağlı olan bu alan, günümüzde özellikle Yapay Zekâ ve robotik teknolojik ile sıklıkla anılır hale gelmiş durumda. Hatta bir dönem TV kanallarında da fırtına gibi esen ‘cyborg’ filmlerinin esin kaynağı olmakla birlikte, adını günümüz siber ifadesiyle ilişkilenmiş birçok kavrama da aktarmış durumda. Peki, esasında nedir bu Sibernetik?

Literatüre baktığımızda Sibernetik’in farklı şekillerde tanımlanabildiğini görebiliriz. İlk olarak Andre Ampere tarafından ifade edilen bu terimin, önceleri de farklı bilim insanları ve düşünürler tarafından kullanıldığı ifade edilmekle birlikte, günümüzde (ve dolayısıyla bu makalemde) kullanabileceğimiz anlamına Norbert Wiener’ın 1948 yılında ortaya koyduğu Sibernetik adlı eseriyle birlikte kavuşmuştur diyebiliriz. Detaylardan arınmak suretiyle, Sibernetik’in canlılarda ve makinelerde iletişimi, koordinasyonu ve kontrolü inceleyen bilim ve teknoloji alanı anlamına geldiğini söylemek mümkündür. Tanımı daha fazla açmak gerekirse, Sibernetik’in ilgi alanı kapsamına doğadaki canlıların (evet, bunun içerisine insan ve hayvanlar da dâhil tabi ki) birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerinin nasıl ortaya çıktığı, nasıl tanımlanabileceği gibi konulara odaklanılmakla birlikte, bunların gelişen teknolojilerle birlikte makinelerde nasıl gerçekleştirilebileceği konusuna geçiş yapılmaktadır. Kapsamı ve arka planındaki yan odak noktaları oldukça fazla olan Sibernetik ile ilgili olarak bu yazımda yorumlama getireceğim konu elbette Yapay Zekâ ve İnsan – Yapay Zekâ etkileşimi kapsamında olacak…

Son dönemlerde teknoloji ve sağlık haberlerinde sıklıkla duyuyoruz: Beynine yerleştirilen çipler ve özel gözlükler sayesinde görme duyusuna tekrar kavuşan insanlar, sadece düşünmek suretiyle, kendilerine takılan elektro-mekanik kolları hareket ettirebilenler ve bu bağlamda çok daha farklı, makine odaklı müdahalelerle başarılı sonuçlar elde edilen çeşitli uygulamalar… Bütün bu uygulamalarda, biyolojik unsurlarımızdan faydalanıldığı gibi, zeki algoritmalarla donatılmış makinelerin kullanımı da söz konusu olmaktadır. Tabi ki kimi sistemlerin doğrudan beyin dalgalarını elektro-mekanik makinelere aktaran basit yapılara sahip olması da söz konusu olmakla birlikte, çözüm elde edilmesi istenen problem karmaşıklaştıkça Yapay Zekâ’dan destek almak da kaçınılmaz hale gelmektedir. Sibernetik’i bu noktada canlıların ve makinelerin bir araya geldiği bir kapsam içerisinde değerlendirmekle birlikte, özellikle biyolojik varlıkların kayıp uzuvlarının ya da duyularının telafi edilmesi noktasında işe koşulan bir alt-alan olarak kabul edebiliriz. Yine diğer yandan, mevcut duyularımızı ve yeteneklerimizin de geliştirilmesi yaklaşımı da Sibernetik sayesinde mümkün olacaktır. Tıpkı Yapay Zekâ’da olduğu gibi geleceğe dair çeşitli endişeler dile getiriliyor olsa da, iyimser bir gelecekte Sibernetik’in şu avantajları biz insanlara (ve hatta diğer canlılarla dünyaya) sunacağını ifade etmemiz mümkündür:

  • Kayıp uzuv ve duyuların desteklenmesi,

  • Mevcut uzuv ve duyuların güçlendirilmesi,

  • Biyolojik gelişim hatalarının aza indirgenmesi,

  • Dünya üzerinde biyolojik dengenin daha iyi dengelenmesi,

  • Biyoloji ve makinelerin birleşiminde daha tutarlı bir yaşam döngüsü.

 

İyimser bir gelecekte saydığımız bu avantajlar, doğal dengede kaçırdığımız noktaların makineler tarafından daha iyi tespit edilerek dengelenebildiği, böylelikle insanlık olarak doğal yaşama ve Dünya’ya verdiğimiz zararların telafi edilebildiği, yaşayan tüm canlılar kapsamında istikrarlı bir sistemin kullanıldığı ve nihayetinde canlılarla makinelerin birleşiminde, hataların ve problemlerin aza inmiş olduğu bir yaşamı bizlere işaret etmektedir. Ancak elbette madalyonun öteki yüzünde, biyoloji ve teknolojinin birleşimiyle daha kararlı hale gelmiş, otonom hareket edebilen ve canlılar için tehdit oluşturabilecek varlıklar da ihtimal dâhilindedir. Yine de, bu konularda her zaman ifade ettiğim gibi; evrenin kendi dengesini oluşturacağı görüşümü de devam ettirmekteyim.

Sibernetik’in kapsamı, odaklandığı teknolojiler ve uygulanması elbette gelecek süreçte çeşitli değişiklikler geçirecektir. Bu noktada, -biraz tahminlerde bulunmamız gerekirse- Sibernetik’in öncelikli alanları arasında ilk önceliğin sağlıkta olacağını ve diğer alanların biraz daha geriden de olsa bu gelişim sürecini takip edeceğini söyleyebilirim. Şu anda bile Sibernetik’in temel uygulama alanının hep sağlık tabanlı olduğunu görmekteyiz. Zamanla ortaya çıkan gelişmeler, bu uygulama kapsamının en basitinden canlılar ve makineler arası kolektif ve daha büyük iletişim yaklaşımlarına dokunacağını (esasında sağlık uygulamalarında bunun basit düzeyde örneklerini görmekteyiz) tahmin edebiliriz. Bununla birlikte, doğanın temelini oluşturan kimyasal tepkimeler ve dengeler, Sibernetik ile desteklenmek suretiyle daha etkin hale getirilebilecek, günümüzde tamamen üretilen malzemeye dayalı geliştirme süreçleri, yerini biyo-makineler destekli, daha esnek, daha sağlam ve daha kolay inşa edilebilme imkânı ortaya çıkartan geliştirme süreçlerine bırakacaktır.

Uzun lafın kısası, bir dönem TV’lerde gördüğümüz cyborg adlı varlıkların hayatımızda yer edinmesi yakın zamanda çok mümkün olmasa da, kimi filmlerde veya edebi eserlerde değinilen biyoloji destekli teknolojik bir dünyanın resmini çizmemiz çok da saçma olmayacaktır. Sonuçta Dünya’nın temeli de biyoloji ve doğaya dayandığı için belki de insanlığın sonunu göremeden umarsızca harcadığı yaşam sürecinin kurtuluşu da böyle bir düzene bağlı olacaktır…



Bu yazı 1695 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI