http://www.google.com/analytics/
Bugun...
Reklam
Rakun Hafızası


Pelin SİNGİN Kırmızı Rakun
pelin.singin@gmail.com
 
 

Rakun Hafızası

 

24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimle, Türkiye Başkanlık sistemini  %52,6 oyla kabul etti. Ancak bugün seçimin analizini yapmaya hiç niyetim yok. Zira yeteri kadar yazan çizen, konuşan var.

Yazılarımı okuyan arkadaşlar köşe adımın neden ‘’Kırmızı Rakun ‘’ olduğunu merak ettiler. Anavatanı Kuzey Amerika olan, sevimli, parlak şeylere aşırı ilgili, inatçı, yüzücü bir hayvan olan Rakun’un  beni ilgilendiren özellikleri bunlar değil. Zeka seviyesi ile diğer türlere fark atan bu sevimli hayvanlar son derece zeki bir beyne sahipler.. Araştırmacılar o küçücük beyinleri içinde en önemsiz detayları bile uzunca bir süre hafızasında saklayabildiklerini söylüyorlar. Ayrıca çok hızlı bir şekilde öğrenme yetenekleri olmakla beraber öğrettiğiniz 300 farklı komutu hiç zorlanmadan hatırlayıp gerçekleştirebiliyorlar.  Yani Rakunlar unutmuyorlar!

Oysa ki ; hafıza i beşer nisyan ile malüldür. Fakat ben en ufak ayrıntıyı bile unutmama özelliği ile , en azından %52,6’dan farklı olarak ,  sanırım bir Rakunum! Kırmızı da saçlardan olsa gerek.

Mesela bahse konu kitleden farklı olarak, çocukluğumda komşulardan bahsedilirken,  çeşitli tanımlamalar yakıştırıldığını , bu sıfatların genellikle çalıştıkları işe, meraklarına yada kişisel özelliklerine  göre belirlendiğini ; dedikoducu , belediyeci, yarma, sarı vs. olan bu tanımlamaların , 16 yılda AKPli ve Atatürkçü olarak dönüştüğünü,  yeni tanışılan komşuya benden mi ondan mı diye bakılmaya başlandığını , kısacası bu ayrışma dönüşümünü ‘’unutmuyorum’’ !

Önüme konan 2 paket makarna ile Mustafa Kemal’i, İnönü’yü , Kara Fatma’yı, Seyit Onbaşıyı , On beşli türküsünü ‘’unutamıyorum’’!

Eğitimde fırsat eşitliğinin bitirildiğini öğrencilerin PISA testinde Türkiye ortalamasının çok altında kaldığını, sınavlardaki kopya skandallarını, Suriyelilere sınavsız üniversite hakkını , özlük haklarından yoksun, düşük ücretli sözleşmeli ve atanamayan  öğretmenlerin ıstırabını ;

Zonguldak, Soma, Ermenek, Şirvan, Şırnak başta olmak üzere onlarca yerde 20 binin üzerinde işçinin iş cinayetine kurban gidip,  iş cinayetlerinin üstünün “kaza, kader, fıtrat” söylemleriyle geçiştirildiğini;

Türkiye’nin sıcak para bağımlısı bir ekonomi haline getirildiğini ve dışarıdan alınan borçlar, ekonominin dayanıklılığını ve küresel piyasalarda yarışma gücünü artıracak şekilde kullanılabilecekken, betona yatırıldığını;

Dış ve iç borç batağına sürüklenerek bunların faizlerini ödemek için borç alındığını ;

Faiz lobisi diye bağıranların cemiyetlerde  ‘’beni İstanbul Yahudilerine sorun ‘’ dediğini , dünya üzerinde ’Yahudi cesaret madalyası’ na   sahip olan tek Müslümanı;

Bugün HDP  ile kavga edip, geçmişte bebek katiline ‘’sayın’’ ,şehide kelle dediklerini, açılımları, akilleri, şehit sayılarını ;

Askerimizin başına geçirilen çuvalı, wall street journal'de yayımlanan makalede  Cesur Amerikan askerleri için dua edenleri , Türk askerine ‘’askerlik yan gelip yatma yeri değildir diyenleri,birkaç Mehmet şehit oldu diye meclis toplamayanları, şehit yakınına seni parçalarım diyen korumayı,  Barzani’nın şovunu, terörist ilan edilen Genelkurmay Başkanı’nı;


 

Türk çiftçisine vurulan en büyük darbelerden olan Cargill Yasasını , Atatürk Orman Çiftliğini, hibrit tohumunu, bitirilen tarımı, hastalıklı  ithal etlerin etiketlerinde okunamayan yabancı dildeki yazıları, bozuk sütleri, likit yumurtayı ;

Esir madenleri , ölmenin madencilerin kaderi olduğunu söyleyenleri, Unakıtan Madenciliği,
babalar gibi satanları, kepenk kapatan esnafları , ananı da al git diye bağıranları;

Süper akrabaları, 50 kilo esrarla yakalanıp ‘’içici’’ denilen  yeğenleri, Ali Dibo ları, gemileri gemicikleri,

Yüzde 400 artan cinsel suçları, kadın erkek eşitliğine inanmıyorum söylemlerini, kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek diyenleri , tahliye edilen Hüseyin Üzmezi,  pedofili açılımlarını, bir kereden bir şey olmazcıları ;

Her üniversiteli iş bulacak değil ya, senin çocuğun da işsiz kalsınları;

Deniz fenerini, kurban kesim yolsuzluğunu, devlete 39 bin tl kira ödeten bakanı, Melih Gökçek’i , Şaban Dİşli’yi , Zafer Çağlayan’ı , naylon fatura aflarını, hortumlanan trafik cezalarını ,  17-25 ‘i , Zarrab’ı , Nato’nun gazilere bağladığı maaşı hüpletenleri ;

Cemaate bağladık dedikleri Emniyeti,  ne istediler de vermedikleri, bitsin bu hasretleri;

Köşe yazıları az yazılırsa ülke huzur bulur diyenleri , işsiz gazetecileri, içeri atılanları, yandaş basını, twiter sansürlerini;

Yardım isteyen kanser hastasına para veren Bakanı, Suriyeli mültecilerle artan çocuk felcini, diplomasız ameliyat yapan sözde doktorları ;

Ergenekonu, Kuddisi Okkır’ı , Ergenekon savcılarını ;

Reyhanlıyı ,Ankarayı ,Geziyi, Kabataş yalancılarını;

300 kişilk köyden 7000 oy çıkmasını, kamyonlarla taşınan basılı  oy pusulalarını;

Sarayı, elektrik faturasını , bıldırcın yumurtasını, beyaz çayı, Ali babanın çiftliğini;

ve daha nice unutmadıklarımı ‘’unutamıyorum’’!

Sen! ‘’ Biz koyunlar koyduk mu ‘’ diyerek , ağzında sakızı şişirip arsız arsız patlatan kardeşim! Allah hepinize rakun hafızası versin !!!
 


 



Bu yazı 585 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI