http://www.google.com/analytics/
Bugun...
Reklam
NEDEN “HAYIR” DİYEMEYİZ


Pelin NARİN PELİN.NİN PARA GÜNLÜĞÜ
narin@ekonomidunya.com
 
 

NEDEN “HAYIR” DİYEMEYİZ

Kendinizi hiç gözlemlediniz mi? Nelerden vazgeçtiğinizi, neden hayır diyemediğinizi? Hiç kendinize kızdınız mı, sorguladınız mı? Bunun sorgulanabilecek bir şey olduğunu bildiniz mi?

Genel olarak sahip olduklarımızı (ailemizi, işimizi, parayı, mevkiimizi, vb) kaybetmek istemeyiz hatta kaybetmekten de korkarız. Aç - susuz kalmaktan, sebebini ve tanımını bile bilmediğimiz pek çok şeyden ve en önemlisi “sevgisiz” kalmaktan ve sevgiyi “kaybetmekten” korkarız. Bu sevgisiz kalmayı ainiyet duygumuz ile birleştiririz. Önce aileden başlar, sonra aile bireyleri gibi gördüğümüz birey veya bireylerden oluşan topluluklardan. Sonra bir bakarız ki birden büyümüşüz yıllar geçmiş, iş yerimizde, iş yerine ait olmak isteriz, patrona, müdüre, aynı oda da çalıştığımız arkadaşlarımıza ait olmak! Sonra içinde bulunduğumuz, yaşadığımız yere ait olmak. Ülke’ye, vatana ve vatandaş olmak isteriz. Kabul görmek ve kabul edilmek sevgiyle…

Tüm bunları sıraladıktan sonra sevginin bunların arasında ne işi var diyebilirsiniz.

İşte şimdi bir çocuk olmak isterdim. Beni sevmek isteyenleri rahatlıkla reddetmeyi. Kucaklarını açarak bana gelenlerden, koşarak kaçmayı. İstediğime sevgimi vermeyi, istemediğimi rahatlıkla ve doğallıkla reddetmeyi. İçimizdeki sevginin bizlere bu şekilde yeterek yıllarca tatminkar yaşamayı.

Konu; “sevgiyi”, nerede, ne zaman, ne şekilde kaybettiğimiz ya da yitirdiğimiz, kiminle gömdüğümüz ve kiminle hayatımızdan çıkardığımız ve sonrada bulmak için peşinden kovaladığımızdır. Başkalarını memnun etmek, kendimizden daha değerli ve önemli duruma ne zaman geçti? Ötekiler, Ben’den ne zaman daha değerli oldu? “Başkasına iyilik yapmak beni mutlu ediyor” yalanı, “ayıp, günah, aman kimse duymasın, sormayalım, konuşmayalım” klişeleri ne zaman yerleşti beynimize? Ve başkalarını değil de kendimizi mutlu etmeyi, gerçek isteklerimizin ne olduğunu ne zaman unuttuk? Neden bu şekilde davrandığımızın bile farkında olmadan! Hatta “kan kussan da kızılcık şerbeti içtim de’’şeklinde atasözleri ile destekledik duygularımızı ifade etmeyi.

Tüm bu ayıplar, günahlar ve alışkanlıkların altında yatan aslında ‘’sevgidir’’ ve onu kaybetmemek için ‘’HAYIR’’ demeyi becerememek.

Sizleri; kendi kendimizi kızmadan sevmek, yeniden kendimize saygı duymak ve istemediğiniz şeyleri rahatlıkla reddetmeyi hatırlamak için “HAYIR” demeye davet ediyorum. Tabi ki usulüne göre.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI